MOTOSİKLET

Motosiklet Sürüş Teknikleri

Temmuz, 2007 için Arşiv

İLERİ SÜRÜŞ STRATEJİLERİ

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 26, 2007

Güvenli bir şekilde motosiklet kullanmak hem fiziksel hem de zihinsel yetenek ister.

. Motoru hassas bir şekilde yönlendirmek ve durdurmak için fiziksel yetenek.
. Trafikle karşılıklı uyum içinde olmak ve tehlikelerden kaçınabilmek için zihinsel yetenek.

Hangisi daha önemlidir?

Motora, sürücüye ve duruma bağlı olmasına karşın uzmanlar cadde sürüşlerinde %90 zihinsel ve %10 fiziksel demektedirler. Uygulamada bu oran yaklaşık yeni başlayanlar için %50-50 ve ustalar için %95-5 dır. Fiziksel yeteneklerinizde ustalaşıp otomatik yapar hale geldikçe sürücüler çevreyle daha fazla iletişime girmeye başlarlar. Tehlikeleri tespit ve kaçınmak işlemi devreye girer.

Bu noktadan itibaren ileri sürüş stratejilerin öneminden ve ne olduklarından bahsedebiliriz. Bu stratejilerin amacı güvenliği artırmaktır buda işin ne kadar önemli olduğunu gösteren başlıca nedendir. Sürüş stratejilerini bilhassa kavşaklarda, otobanlarda ve dağ yollarında kullanma konusunda kendinizi ustalaştırın.

Zihinsel yeteneklere bir benzetmeyle başlayalım: Ayakkabısını bağlamayı öğrenen çocukları hepimiz biliriz çünkü bizde aynı şeyleri yaptık. Yeni bir yetenektir onlar için ve hatırlanması gereken bir sürü detayı vardır. Ama yaşlandıkça, daha çok ayakkabı bağlama işlemini geride bıraktıkça bu hareket düşünmeden otomatik olarak yaptığınız bir hareket olur. Buna – kasların hafızası – denir. Aynı prensip motor kullanma içinde geçerlidir.

Güvenlik nedir? Güvenlikten ne kastedilmektedir?

Lügatlere baktığınızda kelimenin anlamı – tehlike yokluğu – olarak açıklanmaktadır. Bu mümkün müdür? Motor sürerken böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Elbette hayır. Daima riskler olacaktır. Bizim risksiz bir durumda sürüş yapmanızı sağlamak gibi imkansız bir hayalimiz yok zaten. Peki bizim amacımız nedir? Amacımız size tehlikeleri fark etmenizi öğretmektir. Yüksek riskli durumları düşük riskli hale getirmek suretiyle sürüşü daha zevkli bir hale getirerek uzun yıllar bu işi devam ettirebilmenizi sağlamaktır.

Sürüş stratejisi nedir?

. Yol durumu ve diğer sürücüler hakkında bilgi toplamak.
. Topladığınız bilgiyi tercüme etmek.
. Neyin önemli olduğuna karar vermek ve sonra zaman ve mekanınızı maksimuma çıkarma planı yapmak. Traksiyonunuzu(yol tutumu) maksimum yapmak ve risklerinizi minimuma indirmek.

Niye strateji kullanırız?

. Bunu sürekli yaparak motorunuzu kontrol altında tutarken kendinize daha fazla zaman ve mekan kazandıracak ve tehlikelerden kaçınmış olacaksınız.
. İdeal olarak söylersek iyi strateji kullandıkça siz fiziksel yetenek kullanmak ve ani manevralar yapmak zorunda kalmayacaksınız.

Niye her sürücü strateji kullanmaz?

. Sürücülerin çoğunun kendine göre sistemleri vardır: Farkında olarak yada olmadan kullanırlar. Az bir kısım sürücünün hiçbir sistemi yoktur. Çünkü: Sürüş riskleri hakkında bir fikirleri yoktur. Biliniz ki motosiklet kazalarında yaralanma oranı %90 iken bu oran diğer vasıtalarda %30 dur. Ayrıca kazaya karışan motosiklet kazalarında oluşan ölüm oranları diğer vasıtalardan beş misli fazladır.
. Sürücülerin çoğu yeteneklerini fazla abartırlar: Böyle yaparak da riskleri küçümserler. Genç sürücüler kendilerini görünmez sanırlar, tecrübeliler sahte bir güvenlik duygusu geliştirmişlerdir.
. Eğitim ve tecrübe eksikliği: Kendi başına yada arkadaştan öğrenmeler genellikle kötü tecrübelerin yanlış değerlendirilmesi ile ulaşılmış sonuçlar üzerine kurulmuş doğru olmayan zanları size taşır. Düzgün bir eğitim kurumundan eğitim almak şarttır.

İdeal olan sürüş stratejilerini acı olan yoldan öğrenmemektir.

Strateji yapma tekniğini üç başlıkta toplayabiliriz:

a. Araştırın.
b. Tahmin edin.
c. Uygulayın.

Araştırmak:

Motorunuzun sesini dinleyin. Normal çalışıp çalışmadığından emin olun. Bu bir şeylerin kırılıp düşmeden tamir edilebileceği zamanda kenara çekebilmenizi sağlar. Dikkat dağılımının kazaların olma sebeplerindeki payı %20 dir. Bu yüzden göz koruması da çok önemli bir faktördür. Göremezseniz reaksiyonda gösteremezsiniz.

Tehlikeler size genellikle yoğun olarak gece saat 11.00 ile 01.00 arası gelir. Arkadan gelen tehlikelerde. Önden gelen trafikle arkadaki trafiği kontrol etmek için dikkatinizi bölüştürmek konusunda çok çaba gerekir, bir uyum içine girmek zorundasınız, hangisine daha fazla ağırlık vermek konusunda seçim yapmalısınız. Gece stop ışıklarına bakarak fren zamanlaması yapmak normal zamanlardan daha zordur. 100 km süratte ½ saniye 40 metre civarında bir yol demektir. Bu yüzden sürüşte dikkatinizin çoğunlukla öne verin ancak ışıklarda veya kavşaklarda durmak için fren yaparken arkanızdaki trafiğin durup duramayacağını da kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Aşırı hız kazaların büyük aktörüdür. Yüksek sürat daha dramatik ölümcül kazalar demektir, düşük süratlerde daha küçük yaralanmalar olmaktadır. Otobanlarda daha seyrek ancak daha ölümcül kazalar olur. Şehir içi yollarda daha sık kaza olmasının sebebi oralarda olabilecekleri tahmin etmenin daha zor olmasıdır.

Tahmin etmek:

En kötüyü tahmin edin ve en iyiyi ümit edin.

Kendinize kaçış yolu seçin. Acil durum için bu yolun motorunuzun toplam genişliğinden biraz fazla olması yeterlidir. Bunu yaparken kendinizi aşırı riske sokmayın çünkü felaketle karşılaşmamanız diğer sürücünün bir refleksine bağlıdır. Çarpışmadan önce diğer aracın hızını ve mevcut zamanı tahmin edebilmelisiniz.

Diğer sürücülerin davranışlarını tahmin edin.

Diğer sürücülerin davranışlarının sonucunu tahmin edin.

Kendi davranışlarınızın sonuçlarını tahmin edin.

Neyin en fazla olacağının ihtimal seviyesini tahmin edin. Tehlikenin potansiyel derecesine göre seçiminizi yapın. Sollamak tehlikeli ise takip mesafenizi uzatarak doğru anın gelmesini bekleyin.

Karşı önlemi uygulayabilip uygulayamayacağınızı tahmin edin. Zemin kayganken, yol yüzeyinin durumu, traksiyon yeteneği, ani manevralara mı girmeyi tercih edeceksiniz yoksa daha rahat bir pozisyona geçmeyi mi?

Özetlersek; tehlike kaynaklarını önceden görüp onu tehlike olmaktan çıkaracak önlemleri zamanında uygulamak ideal olandır. Birini hallettikten sonra öbürüne geçin. Çok iş gibi gelir ama yaptıkça otomatik bir şekilde sizin doğal bir hareketiniz gibi gelmeye başlar ve siz daha iyi bir sürücü olursunuz.

Uygulamak:

Hangi hareketin duruma en uygun olduğunu seçin ve nasıl yapacağınıza karar verin.

Kararınızı etkileyecek faktörler şunlardır:

. Önceki tecrübeleriniz.
. Önceki eğitimleriniz.
. Tavrınız.
. Yorgunluk.
. Kimyasal zayıflık.
. Motivasyon.
. Farkında olmak seviyesi.
. Duygular.
. Tahmin etme keskinliği.
. Seçme eylemi.

Uygulama bölümünde seçebileceğiniz üç aksiyon vardır:

1. Haberdar etmek,
2. Hızınızı ayarlamak,
3. Pozisyonunuzu ayarlamak.

Hangi aksiyonu uygulayacağınız sizin rahatlık ve yetenek seviyenize, motorunuzun limitlerine ve durumun kendisine bağlıdır.

Haberdar etmek: Varlığınızı ve niyetinizi belli edin. Selektör yapın, sinyal verin, korna çalın gerekiyorsa dörtlüleri yakın. Yol hakkına dikkat edilmemesi yada yanılmalarının kazalardaki payı %36.5 dur.

Hızınızı ayarlamak: Bazen tehlikeli durumdan sıyrılmak hız limitlerini aşmanızı gerektirebilir. Ancak başka bir yolu yoksa bunu uygulamaktan kaçınmayın.

Takiplerde minimum iki saniye kuralına uyun.

Bu durumda gazlayıp geçin.

Pozisyon ayarlaması: Yolun durumu, diğer vasıtaların durumu ve sizin görüş mesafeniz bu ayarlamanızı yaparken etkili olacak faktörlerdir. Karşıdan gelen bir TIR varsa yolun sağına yaklaşarak aranızdaki mekanı genişletmek doğru bir davranış olacaktır. Yolların ortası genellikle yağ birikintilerinin toplandığı bölümdür bu yüzden hattın tam ortasından gitmeyin. Araçların lastiklerinin geçtiği bölümler size en fazla traksiyonu verecektir. Normalde orta şeride yakın seyredilir. Bu durum hem size daha iyi görüş sağlar hem sizin daha iyi görünmenizi sağlar ve hattınızı daha iyi korursunuz. Çok yakın takibin sebep olduğu kazaların oranları %4 ve hattın doğru kullanılmamasından doğan kaza oranları % 6 dır.

Özetlersek; Bu üç durum birbirini tamamlar, varlığınızdan haberdar etmek için sinyal, ışık ve ses kullanmak korunmanın ilk seviyesidir. Daha iyi bir haberleşme ve aranızda tampon bölge oluşturmak için pozisyon ayarlaması etkindir ama kırmak yada fren yapmak da olabilir. Hızınızı ayarlayarak daha iyi bir pozisyona geçmekte olabilir ama acil frenleme veya gazlamakta. Amaç tehlikelerle baş etmek, onları bertaraf etmektir. İlk önlemler pro-aktif ikinciler reaktiftir.

Örnek senaryolar:


Yukarıda meskun mahaldesiniz. 50 km hızla gidiyorsunuz.
Araştırma: Park etmiş kamyonetin önünde geri geri bir araç çıkıyor. Sürücüsü motosikletin farkında değil. Tek kaçış yolunuz sola kırmak ama büyük bir ihtimalle kırmızı aracın sürücüsü de öyle yapacak.
Tahmin: Geri gelen araç sizin tek kaçış yolunuzu tıkayacaktır.
Uygulama: Maksimum fren yapın; arka trafiği kontrol edin yön değiştirmeye yada kaldırıma çıkmağa hazırlıklı olun.


Yukarıdaki resimde karayolundasınız hızınız 70 km.
Araştırın: Araç motorun önüne geçiyor. Yol kenarı gevşek mıcır ve arkada trafik var.
Tahmin: En kötü durum; araba sürücüsü kendinde değil yada sizi öldürmeye çalışıyor. Sürücü ya U dönüş yapıyor yada içtiği kahveyi üstüne döktü. Sürücünün önünüze geçeceğini bilin ve muhtemelen bir çarpışma olacak. Aslında bu U dönüşüne de benzemeyen garip bir durum. Bu garip durumun dikkatinizi haddinden uzun meşgul edip zamanlamanızı bozmasına izin vermeyin.
Uygulama: Maksimum frenleme, korna ikazı ve ya sola kırın yada sağdaki hendeğe girin.


Yukarıdaki resimde kentsel yoldasınız hız 50km.
Araştırın: Kalabalık kavşaklar, araçlar yaklaşıyor, karşıdan sinyal vererek gelen araç sizin yolunuza çıkıyor yada yanınızdaki aracın yoluna yada arkanızdaki araçların yoluna.
Tahmin edin: Araç motorun önüne doğru sola dönüyor kaza kaçınılmaz. Solunuzdaki araç sizin önünüze kırabilir. Durursanız arkanızdaki araçlar size çarpabilir.
Uygulama: Hızı azaltın, frenleri kavrayın, fren ışığını yakın, aynaları kontrol edin, yolun sağ tarafına geçin. Korna yapın. Sağa kırmağa hazır olun yada belki kaldırıma çıkmağa. Sağa dönüp yön değiştirmeyi göz ardı etmeyin.


Yukarıdaki resimde fast food parkındasınız, hızınız 15 km.
Araştırın: Yayalar ve diğer vasıtalar.
Tahmin etme: Yayalar motorun önüne atlayabilir, park yerinden gerisin geriye doğru araba çıkabilir, herkes karnını doyurmakla meşgul dikkatler dağılmıştır.
Uygulama: Hızı azaltın, frenleri ve debriyajı kavrayın, ortadan gidin gerekirse kornayı kullanın.


Yukarıdaki resimde kırsal alandasınız hızınız 80 km.
Araştırın: Tepe görüşü kısıtlıyor. Yol boyumca ağaçlar var. Banket yok.
Tahmin edin: Yükseltinin gerisinde hatalı bir sollama yapılıyor. Sizin hattınıza geçmiş. Yada ötede bir geyik sizi bekliyor.
Uygulayın: Hızı düşürün, hat pozisyonunuzu sağa doğru değiştirin, korna çalın, durmaya yada kırmaya hazır olun.


Yukarıdaki resimde bölgesel karayolundasınız, hızınız 96 km.
Araştır: Kamyon yaklaşıyor.
Tahmin: Rüzgarı sizi yoldan atabilir. Arkasında gizli araba sollamaya başlayabilir.
Uygulama: Hattınızın sağına yanaşın. Bu hem rüzgar şokunu az almanıza hem de görünürlüğünüzün artmasına yarayacaktır.


Yukarıdaki resimde otobandasınız, süratiniz 96 km dir.
Araştırma: Giriş kesimine yaklaşıyorsunuz. Trafik sağınızda. Solunuzda yol çalışması serbest. Fren ışıkları önünüzde.
Tahmin: Araba sizin hattınıza geçecek. Bölge ihtimali: Trafik ani duruş yapacak(yol çalışması).
Uygulama: Hızı düşürün, aynaları kontrol edin, kaçış yollarınızı hazır edin, arka fren ışığınızı yakın.


Yukarıdaki resimde kent içi trafiktesiniz. Hızınız 55 km dir.
Araştırma: Trafik ışığı sarıya döndü. Görünürde trafik yok.
Tahmin edin: Motoru takip etmekte olan araç kavşağı gazlayıp geçme niyetinde olabilir.
Uygulama: Aynalardan kontrol edin arabanın niyetini nasıl sezinlerseniz o duruma göre gazlayın yada fren yapın.


Yukarıda otobandasınız, hızınız 96 km.
Araştırma: Öncelik; arkanızdaki araç çok yakın takip ediyor, ileride yan giriş var ve trafik yoğun. Sola kaçış yolu arabalarca bloke edilmiş, düşük banket.
Tahmin: Arkadaki araç motora, motor aniden yavaşlarsa yada durmak durumunda kalırsa vuracak.
Uygulama: Hat değiştirin, arka fren lambasını yakın haberleşin, bankete yaklaşarak arabanın geçmesine izin verin yada otobandan çıkın.

Araştırma teknikleri:

Yakını araştırın: Önünüzdeki yolu, takriben 4 saniyelik yolunuzu.
Uzağı araştırın: 12-14 saniye ilerinize bakın. Yoğun trafikte bunu yapmak zordur ancak önünüzdeki aracın etrafını/civarını göremiyorsanız ya çok yakın takip ediyorsunuz yada yanlış aracı takip ediyorsunuz demektir. Ötesini ve etrafını görebileceğiniz araçları takip edin.
Ön bölge: İstatistikler kazaların %77 sinin önümüzdeki sağa ve sola 45 derecelik açı içinde kalan bölgeden olduğunu göstermektedir. Göz hareketi ve 2-3 saniyede bir odaklanan noktanın değiştirilmesi kritik detayları kaçırmamızı engeller. Kör noktalarınızı kontrol ederken başınızı gerektiği kadar çevirin. Arkanıza bakmak için başınızı çevirmeyin. Çok zaman alır ve önünüzde gelişmekte olan olayların dikkatinizden kaçmasına sebeb olur.

Etkili bir araştırma seçici araştırmadan geçer. Kritik bilgileri araştırın ve önceliklerini belirleyin. Aşırı detay yüklenmeyin. Bilgiyi işlemek için kendinize süre verin. Araştırmanızı kategorize edin.

Örnek bir kategori:

Yolu kullananlar:

Araçlar.

Yayalar.

Bisikletler.

Hayvanlar.

Yol şartları:

Yol yüzeyindeki renk ve doku değişimleri.

Yol kenarları, yol üzerindeki nesneler.

Banket durumları.

Yolun eğimi, kavşaklar ve yan girişleri.

Yol çalışması seyyar ve sabit yönlendirme ikaz levha ve nesneleri.

DAĞ VE KANYON SÜRÜŞ GÜVENLİK İLKELERİ

Güçlü çapraz rüzgarlar dağ yollarında sık rastlanan bir durumdur. Açık alanlarla beraber rüzgarın kesildiği yerleri arayın. Hat değiştirmelerinizi buna göre yapın. Rüzgar dağın rüzgar üstü bölgelerinde çok sert ve rüzgar altı bölgelerinde hiç yok olabilir. Rüzgarın ani değişimlerine karşı alarmda olunuz.

Yüksek irtifalar motorun çekişini etkileyebilir. Mümkünse yola çıkmadan servisinizde mümkün olan gerekli ayarlamaları yaptırınız.

Kör virajları dönerken dikkat ediniz. Görünmeyen tarafta kayan taşlar yada yağmur suyu birikintileri yada güneş görmediği için henüz kurumamış çiğ yada ağır yol alan bir vasıta olabilir.

Ani hava değişimlerine karşı hazırlıklı olunuz. Yanınızda uygun giysiler taşıyınız.

Sürücü fren yaparak eğim, atıl kütle güçleri ve yer çekimini dengelemelidir.

Yokuş aşağı fren yapma:

Atıl kütlesel güçler hız 80-100 km yi aşınca iki katına çıkar. Durma mesafeniz bariz bir oranda artacak ve çok daha fazla fren gücü uygulanması gerekecektir.

İnişte ön tekere daha fazla ağırlık transfer olacak ve arka teker kilitlenmeleri daha kolay olur duruma gelecektir.

Pull of inertia: Atıl kütle çekimi.
Pull of gravity: Yer çekimi.
Braking force: Frenin durdurma gücü.
Thrust: Motor itme gücü.
1kg: 2.205 lbs.(1000lbs=454kg)

Yokuş yukarı frenleme:

Bilhassa sarp tırmanışlarda dikkatli olunuz. Ön fren uygulaması motoru pozisyonda tutamayabilir. Bu ön kayması, kafanın açması demektir.

Arka tekerde daha fazla ağırlık olması nedeniyle yoğun arka fren ve hafifçe ön fren gereklidir.

Dikkat edilecek noktalar:

Yolun eğimi; dikey ve yatay(ters eğimler).
Yolun yüzeyi; gevşek kum, mıcır, çukurlu, kasisli.
Dönüşlerin keskinliği; yaklaşım hızınızı doğru uygulayın, hat seçin ve bu hattı tutturabilmek için hassas bir şekilde gaz verin. Olabildiğince ileriye bakın. Bu muhtemel tehlikeleri önceden görebilmeniz içindir.

Yokuş yukarı dönüşler:

Sharpest-steepest part of turn: Dönüşün en sarp ve en keskin noktası.
Engine thrust: Motor itme gücü.
Inertia: Atıl kütle.

Mümkünse dönüşün dışına, iç hatta doğru kayın. Daha iyi bir görüş verir ve yarım saniye daha önceden muhtemel tehlikeleri fark edebilirsiniz. Buda reaksiyon için daha fazla bir zamana sahip olmak demektir. Sağa dönüşlerde karşı trafiğin orta şeritten hattınıza geçebilmeleri ihtimali durumunda dönüşünüzü daraltabilmek, dönüşün içine kaçabilmek için yavaş gidiniz

Ön tekerde traksiyon zayıf olacağı için motoru yönlendirme ve dengeleme zorlaşacaktır. Yokuş yukarı giderken gaz verdiğinizde ön tekerin yerden kalkması düz zemindeki gidişlere oranla daha kolaydır. Şayet beklenmedik zamanlarda olursa sürücüde gerginlik yaratacağı kesindir.

Yanal güçler ve sürüş güçleri dengeli yönetilmelidir. Dönüş noktanızı apeksinizin içinden ileri bakarak hattınızın dışından başlatın. Kontraya bu noktada başlayın ve dönüş için yumuşak bir açı verecek yatış miktarı seçin. Dönüş apeksine ulaştığınızda motoru dik konuma getirmeye başlayın ve yavaşça gaz vererek viraj çıkışı gerçekleştirin. Aynı zamanda gelecek dönüş ve muhtemel tehlikeler için olabildiğince ileri bakın.

Yokuş aşağı dönüşler:

Fren güçleri ve yanal güçler dengeli yönetilmelidir. Dönüşten evvel tüm frenlemelerinizi yapıp bitirin. Bu iniş frenlemelerinde zaruridir. Çünkü ön teker aşırı yüklüdür ve aşırı yük önün kaymasını başlatır.

Vites küçültürken dikkatli olun. Debriyajı bırakırken arkayı kaydırmamaya dikkat edin.

Debriyaj kolunu bırakmadan devri yükseltmek için uygun ara gazı verin. Bu uygulamayı dağlardan önce düz alanlarda yaparak ustalaşın.

Sarp inişlerde motorun kompresyon gücünü kullanın. Balatalar çok ısınırsa fren tutmaması oluşabilir.

Banket durumlarına dikkat edin. Kaçış hatlarınız banket durumlarının elvermesiyle oluşabilir. Süratinizi ve pozisyonunuzu ayarlayın.

Yüklü kamyonları takip mesafeleriniz uzun olsun. Kamyonlardan bir şeyler dökülebileceği ihtimalini göz ardı etmeyin. Eğer bir kamyonu geçecekseniz yokuş yukarı sollamanın inişte sollamadan daha emniyetli olabileceğini unutmayın. Çünkü yokuş yukarı gaz kontrolü daha iyidir ve sollama tamamlanınca daha küçük bir fren gücü yavaşlamak için yeterlidir. İlaveten kamyonlar yokuş yukarı daha yavaş gidecekleri için daha kısa sürede sollamak eylemini bitirebilirsiniz. Her durumda sollama eylemi, çıkış ve tekrar kendi gidiş hattına yerleşmek 6 saniyeyi geçmemelidir.

Sarp inişlerde aynalardan arkanızdan gelen vasıtaları sürekli kontrol ediniz. Süspansiyon ayarlarınız sürüşe uygun ve yere sürtünmelere sebep olmayacak şekilde ayarlanmış olmalıdır.

Yüksek irtifaının insan bedeni üzerinde olumsuz etkileri vardır. Nefes zorluğu ve kötü hissetmeler olabilir. Kendinizi tartınız.

U VİRAJLARDA İNİŞ TEKNİĞİ

. Ağırlığınızı arkaya veriniz. Bu şekilde ön tekerin yükü azalacaktır artı gidona daha az yüklenirsiniz. Buda kontrolün sizde olduğu hissinizi kuvvetlendiren bir olgudur.

. Tankı bacaklarınızla tutunuz. Bu şekilde ağırlığınız öne kaymayacaktır ve bileklerinize yük binmeyecektir. Bu duruş size daha kolay ve rahat manipülasyonlar yapma imkanı verir. Ayrıca tankı bacaklarınızla tutmakla yokuş aşağı viraj alırken sizin virajın içine doğru düşüyor gibi hissetmenizi de engeller. Yokuş aşağı fren yaptığınızda da kendinizi daha rahat hissedersiniz.

. Bakışlarınız ileride olsun. Görüş alanınızı açmak her zaman iyi bir duygu verir. Bedeniniz yokuş aşağı eğime paralel bir şekilde sürüş yapıyorken ileri ve yukarı bakmak her zaman kolay değildir. Genellikle aşağıya ve ön tekerinizin önüne bakma eğilimi oluşur. Bu şekilde bakış ise sanki her şey üzerinize olduğundan daha yüksek bir hızla geliyor gibi bir duygu vererek sizin hedef kilitlenmesi dediğimiz sakıncalı duruma girmenize sebep olabilir. Her zaman yokuşun aşağılarına, ilerisine bakmanız gerektiğini hatırlayınız. Önünüzün farkında olunuz ama iki saniyeden fazla bakışlarınızla aynı noktaya kilitlenmeyiniz.

. Viraj dönüş hızlarınızı daha erkenden ayarlayınız. Bu hareket aslında tüm dönüşler için de geçerli olmakla birlikte yokuş aşağı dönüşlerde bayağı faydalıdır. Ön teker yokuş aşağı gidişlerde çok yüklenir. Yüklenmenin oranı inişin eğimi ve hızınız ile doğru orantılıdır. Bu yüzden dönüş frenlemenizi erken yapıp tamamlamamışsanız ve dönüş içinde frene kalkışırsanız ön tekerin traksiyonu kaybolabilir. Yerçekimi, frenleme ve dönüşün birleşik güçlerinin traksiyonun kapasitesinin üzerine çıkmasına sebep olursunuz.

. Her zaman pozitif gaz verme ile motoru kontrol altında tutunuz. Yokuş aşağı bir virajı alırken gazınızın açıklığı motora pozitif ivmeyi sağlayan bir durumda olsun, motorun kendi ağırlığı ile gidişi sizin gaz verme oranınızın üstünde olmasın. İz gazlaması dediğimiz bu olayda kontrol kaybolur. Çünkü bu durumda ön tekere çok fazla yük bindirmiş olursunuz. Gerekli vites küçültmenizi ve frenlemenizi yaparak dönüşe başladığınızda pozitif gazlama problem olmayacaktır ayrıca bu şekilde süspansiyonlar oturmuş olacak ve önün ağırlığı bir miktar arkaya aktarılmış olacaktır ki buda kafanın kontrolden çıkmasını engelleyen önemli bir faktördür. Unutmayın burada yerçekiminin sizi öne çekmesini gaz vermekle dengelersiniz ve ağırlığı arkaya kaydırırsınız. Tıpkı rüzgara karşı gazın dengeleyici rolü gibidir.

. Önemli unsurlardan biride zihinsel olarak sürüşe hazır olmanızdır. Bu genel kural her zaman için geçerlidir. Yani sürüş esnasında zihniniz akşam ki yemekte yaptığınız tartışmada yada varacağınız yerde yiyeceğiniz balıkta değil sürüşün içinde olmalıdır. Birde yol üzerinde gördüğünüz engellerin her zaman gördüğünüz şey olmayabileceğini biliniz. Bir küçük poşet aslında içinde çivilerin dolu olduğu bir poşet olabilir yada boş bir pet şişesi şayet lastiğinizle çamurluğunuz arasına sıkışırsa sizi düşürecek bir bubi tuzağı olabilir. Bu yüzden daima engellerden kaçış stratejilerinizi önceden yapıp uygulayınız.

. Yolun 2/3 lük sol alanını muhafaza ediniz. Sıkça arka fren lambasını yakarak arkanızdakileri yavaşlayacağınıza dair uyarınız. Viraj çıkışını görmeden sollamayınız ve yol çizgi ve işaretlerine dikkat ediniz.

Alfa.

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;

MOTOSİKLET DÖNÜŞ VE FREN TEKNİKLERİ

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 24, 2007

MOTOSİKLET DÖNÜŞ TEKNİĞİ

Giriş Viraja yaklaşırken incelenmesi gerekli noktalar:

. Yol işaret ve ikaz levhaları.
. Virajın keskinliği ve yol yüzeyinin durumu.
. Yolun eğimi.
. Yaklaşan araçlarla olması muhtemel karşılaşma ihtimalleri.

Süratin ayarlanması:

. Uygun giriş süratine karar verin. (Sizin tüm dönüş boyunca hızı muhafaza etmenize veya kademeli arttırmanıza olanak sağlayacak bir sürat).
. Seçtiğiniz yol süratine uygun vites/hız oranını seçin.
. Yaklaşım hızınızı yumuşak bir geçişle giriş hızına indirin.

Dönüş boyunca izlenecek hattın ele alınması:

. Geniş dönüşler daha az traksiyona ihtiyaç gösterir buda rezervde daha fazla traksiyon tutulması demektir.
. Düşme riski sürücünün görüşüyle dönüşün en keskin yeri geçilince azalır.
. Eğer sürücü en iyi görüşü sağlayan pozisyonu seçmişse beklenmedik engellerle karşılaşma riski azalmış olur.
. Karşı hattan sizi en uzak tutacak hattı takip etmek yaklaşmakta olan araçlarla çarpışma riskinizi azaltır.
. Traksiyonu azaltacak bozuk yol yüzeylerinden geçen hatlardan uzak durulmalıdır.

Değişik dönüşlere göre uygun hatlar:

Sabit açılı virajlar: Dıştan girin, dönüşün ortasında apeksleyin, içe geçin ve dönüşün dışından çıkın.

Kapanan(daralan) açılı virajlar: Dönüşe dışarıdan başlayın, geç apeksleyin ve dışarıdan çıkın.

Açılan(genişleyen) açılı virajlar: Dışardan dönüşe başlayın, erken apeksleyin ve dışardan çıkın.

Çoklu virajlar: Dışardan dönüşe başlayın, her dönüşte de geç apeksleyin ve dışardan çıkın.

Kör(görüş olmayan) virajlar: Dışardan girin ve çıkışı görene kadar dışarıda kalın(geç apekslemeyi planlayın) ve dışarıdan çıkın.

Virajın içine bakmak:

Baş ve gözler görsel yönlenme kontrolü sağlar. Baktığınız yere ve/veya objeye yönelirsiniz.
Başınızı ve gözlerinizi görme/algılama uyumsuzluğu olmaması için ufuk hattına olabildiğince paralel tutun.
Mümkünse çıkışa bakın, görünmüyorsa 12 saniye önünüze bakın. (12 saniye sonra olacağınız yer).

Motoru yatırmak:

Yatırmayı başlatmak için kontra tekniğini devreye sokun. Sağa yatmak için sağa sola yatmak için sola basın. Dönüşün ters tarafına doğru uygulanan kuvvetin yaratacağı merkezkaç kuvveti bizi yönümüze çevirecektir. İstenen yatış açısına ulaşılıncaya kadar basınç uygulamaya devam edin. Basıncı önün dönüş hattı boyunca dengelenebilmesi sağlayacak şekilde ayarlayın.

Bedeninizi motorla birlikte yatırın; motoru bedeninizi dik tutarak kendinizden uzağa itmeyin. Bazı sürücülerde sağ veya sola yatma fobisi vardır. Bu korkunun 3 sebebi vardır; birincisi sürücü korktuğu tarafla ilgili kötü bir kaza geçirmiştir ve zihninde hala bu kazanın olumsuz izlerini taşımaktadır, ikincisi sürücü kontra tekniğini anlamamıştır, üçüncüsü sürücü motoru araba gibi döndürmeye kalkmış ve felaketle yüzleşmiştir.

Leanophobia (motoru bir yada iki tarafa da yatırma korkusu) semptomları: Korktuğunuz tarafa dönmeniz gerektiği zaman vücudunuz gerilir, kasılmalar olur. Vücudunuz dik kalır, gözler dönüşe bakmaz(kısa görüşlülük) veya kollarınızı kasarak dönmeye çalışmak.

Dizlerinizle tankı tutun:

Sarkık dizler motorun ağırlık merkezini değiştirir ve kullanımı etkileyebilir.

Gazın kontrolü:

Çıkışı görene kadar gazlamayınız. Çıkış görünmüyorsa giriş süratinizi muhafaza ediniz.(Doğal gazlama).

Usta sürücüler ön ve arka tekerin traksiyonunda ani değişmeler olmaması için hassas bir şekilde gaz verirler. İdeal olan ağırlığın ön ve arkada eşit dağılıyor olmasıdır.

Yumuşakça gaz vermek süspansiyonları dengeye oturtur. Motorun her iki yönde de hafifçe yükselmesine neden olur. Buda zemin açıklığının yükselmesi demektir.(Bunun süspansiyon geometrisi ile de ilişkisi vardır, anti-çökme vs). Tersi olarak gazı keserseniz motor iki uçta da iner, süspansiyonları sıkıştırarak zemin açıklığını azaltır. Süspansiyonu sıkıştıran merkezkaç kuvvetinin etkisini gaz vermek dengeler. Yatmış durumda hızı muhafaza etmek için gaz vermek gereklidir. Motor yattığında lastik yere temas halkasının çapı küçülür. Küçülen çapı karşılamak için arka tekerin daha hızlı çevrilmesi süratin sabit kalması için gereklidir.

VİRAJ PROBLEMLERİ I

Giriş hızı biraz fazla;

Sonuç; gözle takip zayıflar, yargı hataları olur, durum kötüye gider.

Yanlış tepkiler; gazı kapamak, yatık durumdayken sert fren yapmak, yolun kenarına bakmak.

Doğru tepki; Gazı devam ettirin(süspansiyonlar dengede kalır), yön kontrolü için dönüş içine bakmak, daha fazla yatmak için kontra basmak, ağırlığı viraj içine aktarmak. Bu merkezkaç kuvvetini karşılayarak motorun zeminden açıklığını(yüksekliğini) artıracaktır.

Giriş hızı çok fazla:

Uyarı: Altta açıklanacak doğru tepkiler, doğru yol ve doğru trafik şartları ile beraber geçerlidir. Zamanlamanın mükemmel olması şarttır.

Doğru tepki; motoru çabuk olarak dik konuma getirin, gidonu düzeltin, maksimum düz hat frenlemesi yapın, frenleri bırakın, dönüşün içine bakın, kontra basıp tekrar yatın. Tüm bunlar en fazla 1-2 saniyede tamamlanamazsa yoldan çıkarsınız.

Motosiklet parçalarının zemine sürtmesi:

Sebep; yüksek sürat. Bu durum fazla yatış gerektir. Çözüm; daha iyi göz takibi, giriş süratinin görüş mesafesi, eğim, yüzeyin durumu ve sürücü yeteneklerine göre ayarlanması. Yavaş girip hızlı çıkmak her zaman iyidir.

Sebep; uygun olmayan, çok fazla yatış açısı isteyen sürüş hattı. Çözüm; düzgün giriş hızı ayarlayın, sabit hızınızı muhafaza edin veya dönüş boyunca gaz verin,

Sebep; gaz kesmek. Çözüm; yaklaşırken dönüşün içine bakın (kenara yada diğer objelere bakmak sürücüde gaz kesme iç güdüsünü harekete geçirir), hattınızı planlayın dönüş boyunca elciklere uygun basınç uygulamaya çaba sarf edin.

Sebep; süspansiyon ayarsızlıkları veya yanlış ayar. Çözüm; sürüş öncesi kontrollerini ihmal etmeyin ve bu durumda tekrar yapın, süspansiyon sıkışmasını azaltmak için hızınızı azaltın, gazı çevirmek(motorun boşunu alana ve hafifçe yüklenmesine kadar) süspansiyonların oturması için bu durumda da gereklidir(hızı azalttıktan sonra gazı kapamayın-motoru boşta gider duruma sokmayın), dönüş açısını büyüterek yatış açısını azaltın.

Sebep; yük çok fazla. Çözüm; fazla yük duruma uygun yeni süspansiyon ayarı gerektirdiği için çözüm süspansiyon ayar bozukluğundaki durumla aynıdır.

Sebep; ters eğimli viraj(taçlı yollar). Çözüm; görüş kabiliyetinizi geliştirin(önceden görün), hızınızı ve yatış açınızı azaltın.

Uygun olmayan hat seçimi:

Sebep; sürücünün kötü görüş kabiliyeti. Çözüm; 12 saniye sonra olacağınız yere bakın(90m), dönüşü inceledikten sonra viraja yaklaşırken hattınızı planlayın.

Sebep; uygun olmayan hız. Çözüm; gazı çevirin, bileğinizi aşağıda tutun.

Sebep; uygun olmayan yatış açısı. Çözüm; kontra basıncınızı gerekli yönde artırın yada azaltın, vücudunuzun yatış açısını kontrol edin.

Yanlış ve doğru viraj dönüş grafik ve resimleri:

Yanlış viraj hattı…….

Doğru viraj hattı…….

VİRAJ PROBLEMLERİ II

Viraja girdiniz ve motor sizin dönüş hattınızın dışına doğru yönlenerek yoldan çıkmaya başladı; kontra basıp daha yatırmak mı doğru olur yoksa motoru düzeltip fren yapmak ve tekrar yatırmak mı?

Bu konuda her şeye tek çare tarzında bir cevap vermek mümkün değildir. Ama üç seçenek sunup bunların her birinin tehlikelerini ve avantajlı taraflarını açıklayabiliriz. Bu üç faktörün seçimini aşağıdaki unsurlara bağlıdır.

. Hız ve yol yüzeyi.
. Diğer araçlar.
. Motosiklet tipi ve yükü.
. Tecrübe ve güven.

Hatırlanması gerekli önemli bir unsur şudur: Kuru ve yeterince düzgün yüzeyli bir yolda Kimse tutunma eksikliği yüzünden kaza yapmaz, yoldan çıkış kazalarının çoğu girişte yanlış frenleme ve çıkışta güç high-side kazalarıdır. Bazı motorların zeminden yükseklik ölçüleri ve yarış açılarında yatmalarda yoldan savrulmalara neden olabilmektedir. Bunun dışında modern bir spor motoru yoldan çıkarabilmek için epey güç sarf etmeniz gerekir.

Seçenek A:- İşlemi karmaşıklaştırmayın ve basitçe motorunuza yön verin.

Elinizde rezerv yatırma açısı(hiçbir viraja tam yatmış girmeyin) varsa genellikle doğru çözüm:

Önünüzdeki probleme değil viraj çıkışına bakın.
Kontra basarak rezerv yatış payınızı kullanın.
Gazı açın ve hassas bir şekilde motoru döndürdükçe kullanın; bunun amacı yanlamayı(drifting-lastiklerin yol tutuşu varken yana doğru gidiş hareketini) önlemek, hızın kesilmesi neticesi ön tekerin yüklenmesini ve döndürme geometrisini boşa çıkarmasını önlemektir.

Gaz vermek -Bak, Yatır ve Dön(uçağın yön değiştirmeden kendi yatay ekseni etrafındaki burgu hareketi gibi)- tekniğinde birçoğumuzun düşündüğünden daha önemli bir unsurdur. Sürücülerin bir çoğu viraj köşelerini dolaşıp yolun açık görüldüğü uzak köşelerinde gaz açmayı tercih ederler. Maalesef bu durum virajda frenleme, ağırlık aktarma ve hız kesmenin ön tekerdeki etkisinin dezavantajlarını taşır. (Eğer siz yüksek kompresyonlu tek yada çift silindirli bir motor kullanmıyorsanız.) Eğer çok tecrübeli biri değilseniz bu yöntem kesinlikle size uygundur. Burada insan içgüdüsü sizi frenlere asılmaya yönlendirir, buna rağmen siz doğru olanı yapabilirsiniz.

Seçenek B:- Doğrulun, fren yapın ve tekrar yatın.

Nadir olarak sürücü doğrulup, tekrar yatmadan önce düz bir hatla fren yapma olanağı bulur. Bu durum trafiğin olmadığı, alanın müsait olduğu yerlerde mümkün olabilir. Genel görüş yeterli yer olsa zaten dönersiniz aksi durumda sizi sağ dönüşlerde karşı trafiğin önüne sol dönüşlerde şarampole götürebilir. Burada sürücünün o anki takdiri çok önemlidir. Her halükarda eğer uygulanacaksa bu hareketin toplamı 1-2 saniyede tamamlanmış olmalıdır.

Seçenek C;- Virajda fren yapmak.

Üçüncü seçeneğiniz frenleri kullanmaktır. Bu yeni başlayanlara göre değildir sadece spor motosikletlere mahsustur.

Modern spor motorlar dikkatli ve kademeli bir artışla kullanılmak kaydıyla şaşırtıcı bir oranda frenleme taşıyabilirler. Burada şunu akılda tutmanız gereklidir:

Ön tekerin fren ve yön verme ile baş edebilmesi için belli bir tutuş gücü vardır. Virajda yönlenme için mümkün olan maksimum tutuşun sağlandığından emin olun. Her fren yapış bu tutuşun gücünü eksiltir ön tekere aşırı yük bindirir. Ani ön fren ile motor kayarak kontrolünüzden çıkar. Bu viraj kazalarının baş sebeplerindendir. Spor motorların sert süspansiyona sahip olmaları ön frendeki kaymayı artırır.

Ön frene dokunmak motoru dik konuma getirir ve dümdüz gitmeye başlarsınız. Bu durumda dönüş hattına girmek için ilave bir yönlendirme çabasına ihtiyaç doğar.

Önü serbest bırakmak aniden viraj içine dönüşe sebep olur. Frenleri bırakırken de sıkarken olduğu kadar dikkatli olunuz. Sıktığınızdan daha yavaş bırakınız.

Doğru bir şekilde yapılırsa, siz yavaşlarken motosiklet kademeli bir daralmayla aynı açıda dönüşünü yapacaktır. Bu aslında yokuş aşağı yarıçapı daralan açılı virajı dönmenin tek yoludur.

Siz ne kadar sert fren yaparsanız yönlendirme o kadar duyarsızlaşacaktır çünkü çatallar dalacak ve yönlendirme açısı değişecektir. Bazı motorlarda da potansiyel yerden açıklık problemi vardır.

Bir çok sürücünün yanlış seçim yapma sebepleri:

. Mevcut seçenekleri anlamıyorlar.
. İçgüdüsel hareket ediyorlar.

Pratik yapmak doğru alışkanlığı kazanmak için tek yoldur.

Viraja girip de ne yapmam lazımdan çok girmeden virajı okumak ve gerekli emniyet paylarını rezervde tutarak girmek doğru olandır. Bunun için 4 basit kural vardır:

. Daima en kötü durumu farz edin ve bu durumda durabileceğinizden veya en azından dönüş açınızı daraltabileceğinizden emin olunuz. Şayet dizinizi veya pedalları yere sürterek şahane görünüşlü bir viraja girdiğinizde bu viraj yokuş aşağı yada daralan açılı bir viraj yada ters eğimli bir viraj yada geniş bir araçla mesela biçer döverle karşılaşırsanız başınız çok büyük bir beladadır. Daima hatalar için bir marj bırakın yoksa şansınızı çok zorlamış olursunuz. Eğer düşündüğünüz olumsuzluklarla karşılaşmazsanız tekrar hızlanmanız mümkündür. Bu yüzden kendinize -Ne kadar hızlı gidebilirim?- diye değil -Durabilir miyim?- diye sorunuz daima.

. Yavaşlayarak viraja girin, tedbirli bir şekilde dönünüz, Hızlı çıkınız! Çok hızlı girmek gazı kapatmak yada fren yapmak demektir. Bu durumda ön süspansiyonlar sıkışır, sürüş geometrisi sıkışır ve kararsızlaşır ve sonuçta motor dengesizleşerek sizin aleyhinize çalışır. Yavaş giriniz(çok yavaş iseniz her zaman gaz verebilirsiniz), motoru döndürün ve gerekli hızı tutturmak için gaza gereğince basarak dönüş boyunca motorun sizin için çalışmasını sağlayınız.

. Virajı geriye doğru okuyunuz. Nereye gittiğini bilmediğiniz bir yolda kendinizi hatta bırakamazsınız. Çıkışı gördüğünüz anda kendinizi bu çıkışa yönelen hatta bırakabilirsiniz.

. Frenleri etkin bir şekilde kullanmayı öğreniniz. Eğer fren yapmanız gerekiyorsa, düz bir hatta geniş bir zaman dilimi içerisinde olumlu bir tarzda yapınız. Bu işlem dönüş ihtiyacı doğmadan yapılmalıdır. Bunu tamamladıktan sonra dikkatinizi viraj hattını düzenlemeye verebilirsiniz.

Burada değinmek istediğimiz bir konuda viraja olan mesafenin yanlış değerlendirilmesidir. Bu durumda viraja çok hızlı girilmiş olmakta ve sürücüler virajı dönebilmek gayreti içinde çok geç olarak sert fren yapmak durumunda kalmaktadırlar. Yada aşırı yatmayı tercih etme durumunda kalmaktadırlar. Eğer şanslılarsa çok savruk bir genişlikle ve ani yavaşlayarak virajı alabilmekte yada bu da yetmeyerek yoldan çıkmaktadırlar. Felaket kapıda sizi bekliyor olabilir.

Kendinize şu soruyu sorun; en son acil durum frenleme pratiği ne zaman yaptınız?

Bunun yolu pratikten geçer. İyice ustalaşmak, acil frenleme tekniğinizi iç güdünüz haline getirmek bu hareketin binlerce kez yapılmış olmasını gerektirir. Freni gerektiğinde sert bir şekilde ama güvenli olarak kullanabileceğiniz şeklindeki kendinize güveniniz sizin durmak için gerekli mesafenin olduğuna mı yoksa yatmanız gerektiğine mi hızla karar verebilmenizi sağlayacaktır.

Şunu unutmayın dik konumda normal hızda düz giderken çok az insan fren yüzünden kaza yapmıştır.

Burada önemli bir konuya giriyoruz.

Pro-aktif frenlemek mi yoksa gazlamak mı sizi problemin dışında tutacaktır?

Viraja motorun süspansiyonlarının üzerinde yerleşmiş ve dönüşe hazır bir şekilde girmek gereklidir. Bu sizin doğru hızla, doğru vitesle ve frenler bırakılmış, ağırlık hafifçe arkaya verilmiş ve gaza hafifçe basılarak süspansiyonlar dengelenmiş olarak girmeniz demektir.

Öğleyse yani bu iş bu kadar basitse neden virajlarda sürücülerin başı sık belaya girmektedir?
Cevap: Tecrübesizlik, pratik eksikliği ve frenlerin neleri yapabileceği hakkındaki bilgisizliktir. Maalesef tecrübeli sürücülerde virajlarda kazalara karışmaktadırlar. Neden?

İyi, tedbirli sürücüler virajlarda fren yapmak zorunda kalmaz, onlar gaz verme duygusunu bilirler ve kullanırlar. Bunun teorisi de viraja yaklaşırken gazı kes ve hızını kontrol etmek için motor kompresyonunu kullandır. Virajlara giriş sırasında frenleri kullanmak motorun dengelerini(dinamiklerini) bozacaktır. Virajlara yaklaşırken onları(virajları) doğru okumuşsanız doğru frenlemeyi doğru bir hatta yaparsınız ve böylece dönüş hareketini başlatmadan evvel frenlemeyi bitirmiş olursunuz ve gazı hassas bir şekilde açarsınız. Bu gaz verme duygusunu kullanarak yavaşlamakla aynıdır. Tek farkı siz zamanın bir kesitinde yavaşlamış olursunuz ve böylece önünüzdeki düzlük için hızı daha uzun bir süre muhafaza etmiş olursunuz.

Bir viraj girişinde yavaşlamanın bir hedefi vardır. Motoru doğru yerde doğru hıza getirebilmek. Bunu siz pro-aktif frenlemeyle yada pasif gazlama duygusuyla yapabilirsiniz. Seçim sizin ama hangisini seçerseniz seçin hedefiniz – MOTOSİKLETİ DOĞRU YERDE DOĞRU HIZA GETİRMEK – olmak zorundadır.

Gaz vermek duygusunu(göstergeye bakmadan süratinizi bilmek duygusu) yollarda kullanmanın yeri yoktur denemez. Tam tersi rahatlatıcı bir duygudur ama yanlış kullanırsanız ve viraja gaz kapalı çok hızlı girerseniz yada çok geç uyguladığınız frenlerle girerseniz bu durum yanlış pro-aktif frenlemeyle aynı olumsuz sonuçları doğurur.

Her iki teknik de doğal olarak yanlış kullanıldığında yada aşırıya gidildiğinde tehlikeler yaratır. Şayet kontrolü kaybederseniz fizik ilminin kuralları kontrolü ele alır. Merhamet yoktur.

Viraj alma konusunda son anlatacağımız konu dengedir.

Düşünürseniz aslında tüm motosiklet kontrol yeteneklerinin iki alana indirgenebileceğini göreceksiniz:

. Süratin değişimi.
. Yönün değişimi.

Süratin değişmesinden frenleme ve gaz verme işlemlerini kastediyoruz. Fren yada gazın kullanımı lastiklerin üzerindeki ağırlıkları değiştirerek birinden diğerine yük aktarır.

Yön değiştirmek motorun gidonunu çevirmek ve motoru yatırmakla ilişkilidir. Bu hareketler viraj dönmemizi bir çok karmaşık yanal faktörleri devreye sokarak sağlar.

Kendinize sorun; motor ne zaman en dengeli durumdadır?

Eğer virajda derseniz siz viraj kabiliyetinizi öne çıkarıyorsunuzdur, fren derseniz frenleme kabiliyetinizi öne çıkarıyorsunuz demektir. Ama esas olarak motor yere dik konumdayken ve sabit bir hızla giderken en dengeli durumundadır. Bu durumdan sapmalar aşırılaştıkça, arttıkça denge azalır.

Dengede tutmak için olanaklarınızın en fazla olduğu zamanlar nelerdir?

Eğer fren yapıyorsanız yön verme olanağınızla uyuma giriyorsunuzdur, viraj dönüyorsanız fren yapma olanağınızla uyuma giriyorsunuzdur. Bu yüzden şayet motoru dengede tutmak istiyorsanız onu mümkün olduğunca – dik konumda – tutmak durumundasınızdır.

Şimdi örneklere geçelim:

Sola dönüşlü bir virajda maksimum açıyı elde etmek için en sağdan dönüşe başlarsınız, tam dönüş ortasında apekslersiniz ve sağa doğru geniş bir şekilde virajdan çıkarsınız. Ancak bir dakika düşünün motor dönüş boyunca fazla uzun süre ve fazla yatış açısında kaldı. Erken dönüşe başladığınızda dönüşü yanlış değerlendirebilirsiniz ve çıkışı görememe durumunda olabilirsiniz. Bu yoldan çıkmaların ortak sebeplerinden biridir. Hızınız fazla ise kapanan virajlarda istemsiz olarak geliş yönüne geçebilirsiniz. Resim. 1

Viraja girişte en emniyetli hattı seçebilmek için dik konumdayken frenleyin ve frenleme bitmiş vaziyette motorun sabit bir hızda tutmak için gereğince ve yumuşakça geniş bir hatta gaz vererek viraja girin ve viraj çıkışını görene kadar bu şekilde devam edin. Çıkışı gördüğünüzde apeksleyerek (motoru dik konuma getirerek) hızınızı yolun ve sağ duyunuzun sınırları dahilinde arttırabilirsiniz. Bu durumda viraj esnasında karşılaşabileceğiniz herhangi bir engelle – yağ, kum döküntüsü, park etmiş bir araç, taş, kaya, erimiş asfalt, yol çalışmaları, inek v.s. de baş etme olanağınız daha fazla olacaktır. Sağa dönüşlerde yolun orta şeridine (karşı yönden gelen trafiğe dikkat ederek) yakın başlamak, sola dönüşlerde yolun dış kenarına yakın pozisyondan başlamak virajın içine doğru daha derin görüş mesafesi verir. Kesik çizgiler bakış derinliklerini göstermektedir. Dönüş kendi hattınızın içinde yapılmalıdır. Resim. 2-3

Arkanızdaki trafiği kontrol ederek frenlemeye erken başlayıp, frenleme işlemini uzun bir zaman diliminde yaparsanız ani frenleme yapmak zorunda kalmaz daha yumuşak bir yavaşlama elde edersiniz. Ancak viraja dalgın bir şekilde yaklaşıp ani fren yaparsanız kısa sürede hızınızı istediğiniz seviye getirebilmek için sert basmanız gerekir. Doğru hızla girdiğiniz bir virajda hızınızda viraja göre uygun olacağı için fazla yatış açısı gerektirmez ve daha dik durumda dönebilirsiniz. Daha dik durumda dönmek daha fazla yol tutunma kabiliyeti demektir ve her herhangi beklenmedik bir durumda, bir engelle karşılaşıldığında hatayı düzeltme marjınız fazla olur ve dönüşü daraltmanızı gerektirecek durum karşısında da bunu kolaylıkla yapabilirsiniz. Daha az yatış açısıyla dönmek yada yatış pozisyonunda kaldığınız mesafeyi olabildiğince kısa tutmak her zaman daha avantajlıdır.

Son örneğimiz çok pratik ve hayli ustalık isteyen bir durumdur. Dik pozisyonda viraja hızlı girin ortada yavaşlayın ve dik pozisyonda virajdan hızla çıkın. Bu teknik ortada çok hızlı bir yatırma ve kaldırma yapmayı ve normalden daha geniş bir dönüş çapı gerektirir. Aksi durumda motorunuzun dengesini bozarsınız. Bu durumda diziniz yada pedalları yere sürtmeye kalkışmayınız. Ayrıca yol yüzeyinin çok düzgün ve temiz olması, lastiklerinizin yeni ama rodajlaşmış olması (minimum.250km de) gerekir.

Aşağıda ardışık sürekli virajlarda izlenecek doğru hat ve S virajdaki doğru sollama hattı verilmiştir(üçgen, görüş alanı ve kesik çizgiler sollama hattıdır). Resim. 4-5

KAPANAN VİRAJLAR

Kapanan virajlar şaşırtıcıdır, çünkü virajlara genellikle bunu bilmeden normal bir viraja yaklaşır gibi yaklaşırsınız. Bu yüzden de tedbir almazsınız. Birde bu viraj ilerisi görünmeyen bir viraj çıkarsa durum daha da kötüleşir. Bu yüzden hiçbir viraja gelişigüzel, bir rezerve hız bırakmadan girmeyiniz. Karşınıza yoldaki bir taş da çıkabilir, ters eğimli bir virajda olabilir ve kapanan bir virajda siz tümünü gerektiğinde bertaraf edebileceğiniz bir emniyet payına sahip olmasınız. Sürücünün kapanan bir viraja dış hattan doğru bir şekilde girmesi iyi bir görüş sağlar. İlaveten viraj daralırsa durumla baş etmek için iyi bir açı verir. Hiçbir viraja fazla agresif girmeyin.

Biz daima virajın içine doğru ve yolun ilerisine bakın deriz ve bu kuralın istisnası yoktur. Şayet bilmediğiniz bir yolda gidiyorsanız bu kural sizi daralan virajlar konusunda bir şey yapmak için çok geç olmadan uyaracaktır. Erken apeks kullanmaktan kaçının. Bu sizi viraj kapanmaya başladığı noktadan itibaren yolun dış kenarına sürükler. İdeal bir durum değildir. Motoru döndürmeden evvela frenleri bırakın sonrada ön tekerin yükünü hafifletmek için mümkün olduğunca çabuk gaz verin. Erken gazlamanın virajı dönmede motor üzerinde yaptığı olumlu etki sizi şaşırtacaktır. Sürücü henüz virajın 1/3 ünde olmasına rağmen frenleri bırakmış ve gazlama işlemine başlamış olmalıdır.

Arka fren motoru yavaşlatmak ve motorun dönüş açısını daraltmak için kullanılır. Bunu yapmak için önce arka freni kullanan ayağınızı iyice hassalaştırın ki kilitleme yapmayasınız. Motorların istisnasız tüm tiplerinde arka frene basıldığında arka şase alçalmaz ve arka lastik yere basmaz tam tersi arka teker yükselir. Bu da traksiyonu (yol tutum) azaltır. Kilitlenmeyi kolaylaştırır. Arka fren asla sert kullanılmamalıdır. Arka tekeri yere bastıran gazdır. Fren değildir. Ön freni de sert kullanmayınız çünkü onu kilitlerseniz motor sizin reaksiyon süreniz çok üstünde bir hızla yatar. Basitçe viraj kapandıkça daha fazla yatma açısı verin. Bu yüzden hiçbir viraja tam yatmış halde girmeyin ki gerektiğinde daha da yatacak elde bir rezerviniz olsun. Arka fren motoru yatırır ve virajın içine doğru alır, ön fren motoru kaldırarak dışa çeker. Entegre ABS li motorlarda bu geçerli değildir. İki teker birden çalışacağı için motor her durumda kalkar.

Sürücünün viraj alırken panikleyip motoru dik duruma getirmesi çok büyük sayıda kazaların nedenidir. Halbuki birçok kişinin düşündüğünün aksine paniklenen virajlar aslında daha büyük süratlerde dahi alınabilecek virajlardır. Kapanan açılı bir virajda geciktirilmiş apeks sizin yolun ortasına doğru yaklaştırır. Ve siz motorun doğal bir şekilde yolun ortasına gelmesine izin verir ve virajdan çıkarsınız. Tabi yolu ayıran orta şeritten yeterince uzak olmayı ihmal etmeden.

KÖR VİRAJLAR

Ötesi görünmeyen virajlara yaklaşırken her zaman insanda bir endişe vardır. Ancak normalden biraz farklı bir viraj hattını seçmek bu gereksiz endişeyi minimuma indirecektir. Burada anahtar viraja biraz daha yavaş ve virajın görünen yarıçapından daha geniş bir hatla girmektir. Bu size engel çevresindeki en uzun görüntüyü sağlayacaktır. Sürücü bakabildiği en ileriye bakarak en sağdan viraja girmelidir. Burada önemli olan, hızınızın görebildiğiniz alanda gerektiğinde durabileceğiniz bir seviyede olmasıdır.

Kapanan bir viraj olması ihtimali göz önünde tutularak kör bir viraja girdiğinizde hızınızı gerektiğinde dönüşünüzü daraltacak bir seviyede tutunuz. Çıkışı gördüğünüzde apeksi azaltmaya başlayın ve giriş süratinizin düşük olduğunu göz önüne alırsak hemen gaz vermeye başlamanızın motor dinamiklerin oturmasını(yerleşmesini) sağlayacaktır. Dönüş açısının hiçbir zaman 180 derece olması mümkün değildir bu yüzden virajın artık kapanmasının mümkün olmadığını görebildiğiniz bir noktaya geldiğinizde viraj çıkışını görmeden apekse başlayabilirsiniz.

Herhangi bir engel arkasından fırlayıp çıkan bir vasıta bilhassa bir motosiklet çok şaşırtıcıdır ve siz gözlerinizle bunu takip etmeye zorlanırsınız. Sakın seyretmeyin yoksa yoldan çıkarsınız. Dikkatinizi yola verin ve mümkün olduğunca ileri bakın. Benzer şekilde önünüze aniden çıkacak bir engelden kaçış yolunuza karar verin ve engele uzun müddet bakmayın. Aniden çıkan objeler üzerinde bakışların kilitlenmesi kolaydır. Bunu engellemek bakışlarınızı istediğiniz noktaya odaklayabilme egzersizleri yaparak olur.

Viraja girerken kendinizi doğruyu yapmaya zorlamanız motoru dik duruma getirirken geri ödeme yapacaktır. Viraja hızlı girip erken apeks yaptığınız durumdaki hattın dışına kaçarak fren yapmak zorunda kalmadan gazlayarak virajdan çıkarsınız. Viraj girişinde mümkün olduğunca fazla dönüşü görebilmek motoru yönetme güveninizi artıracaktır ve sizin tam orta yerde bir sürprizle karşılaşmanızı önleyecektir. Yavaş giriş ve geç apeks virajın kapanması veya bir engel çıkması durumunda sürüş kontrolünü kuvvetlendirir. Sizi viraj çıkışında güvenli bir şekilde kendi hattınızda tutar.

DAR ALANLARDA U DÖNÜŞ TEKNİĞİ

Park yerlerinde oraya buraya çarpmamak, dar alanlarda U dönüşler yapabilmek, tanıdık veya tanımadıklarınızın önünde düşüp komik olmamanız için bu tekniği geliştirmeniz şarttır. Ayrıca sizi lüzumsuz masraftan kurtarır.

Dönüşe başlamadan önce mümkün olduğunca geriye oturun, sırtınıza destek olması için dizlerinizi depoya dayayın. Bu aynı zamanda dirsek ve omuzlarınızı serbest bırakır ve ağırlık didondan alınmış olur. Didonlara ağırlığınızı vermek yavaş dönüş kontrol tekniğini bozar. Ayak ayalarınızla basılı olarak dönüş yapılmaz. Ayağınız frenin pedalının üstünde de olacak şekilde durmalıdır. Başınızı döndürebildiğiniz kadar dönüş yönüne döndürünüz (Mümkünse bir baykuşun nasıl yaptığına göz atınız). Asla aşağıya, zemine yada yolun yanlış bir yönüne bakmayınız. Baktığınız yöne gidersiniz. Gözlerinizi ufuk seviyesine paralel bir çizgide tutunuz, bu vücudunuzun viraj içine yatmasını önler.

Ayaklarınızın pedalların üstünde kalmasına konsantre olunuz. Kaldırıp yol yüzeyinde sürterseniz zeminin bozuklukları dengenizi bozabilir. Ayrıca depoya dayanmadıkları için sırtınıza destek olma işlevi bozulur ve ağırlığınız kollarınıza binmeye başlar. Tabi arka freni de kullanamazsınız!

Teknik:

Birinci vitestesiniz. Sıkı yürüyüş hızında(10km/s) dönüşe başlayınız. Daha yavaş olursa devrilirsiniz. Motor yatsın. Ön freni kullanmadığınızdan emin olun. Dönüşe 5 metre kala hızınızı ayarlamak için gerekli frenleme işini(buraya kadar iki freni de kullanın) yapıp bitirmiş olmanız gerekmektedir. Beş metre yakınlıktan itibaren ön fren bırakılmış ve arka frende(kilitlemeden ve pompalama yani sabit bir basınçta tutmama yapmadan) dönüşe başlayın. Burada gaz kolu sabit(stop etmeyecek bir seviyenin üstünde açık ama çok da bağırttırmayınız) tutulur ve debriyaj kavrama noktasında gereği kadar açıp sıkmakla gazlama işlevini yerine getirmek için kullanılır.

Dönüş esnasında süratinizi debriyaj gazlaması yerine arka frenle ayarlamak durumunda kalırsanız daha yüksek motor devrine ihtiyacınız olacaktır. Ayağınızı arka fren üzerinde sabit basınçta tutun. Basınç değişikliği olmamalıdır. Pedala uyguladığınız basınç motorun arka tekerin gevşek tutan balatalara sürterek gitmesi noktasında olsun. Bu nokta ihtiyacınız olduğunda frenlemenin başlayacağı noktadır. Eğer süratinizin fazla olduğuna karar verirseniz sakın debriyajı sıkmayın. Bu motorun aniden durmasına ve yan tarafına düşmesine sebep olur. Bunun yerine arka freni kullanın. Sürati artırmak istediğinizde de arka freni biraz bırakın.

Kontrollü bir dönüşü gerçekleştirebilmek için debriyajı devamlı kavrama noktasında kullanarak(yarım debriyaj) ta ki motor dik konuma gelinceye kadar gidin. Çıkışı görünce yani dönmek istediğiniz yönü gördüğünüzde debriyajı hemen bırakmayın. Bu gaz açtığınızda kontrolsüz bir gidişe sebep olabilir. Kontrolü kaybederseniz sakın ön frene dokunmayın. Bu tekeri alta alır, denge kaybolur ve düşersiniz.

Şayet dönüşe başlamakta sorun olursa şunu unutmayın; kontra tekniği sıkı bir yürüyüş hızında bile motoru yatırır bu durum 5mil/saat üstündeki her süratte geçerlidir.

Normal sürüşün dinamiklerinin tersine yavaş dönüşte motorun yattığı tarafa yatmak dönüş çapını genişletir. Bu yüzden dik durulur. Gözleriniz ufuk çizgisiyle paralel tutulmalıdır, bu sizin bedeninizi dönüş içine doğru yatırmanızı engeller. Kontra ağırlık denen bu usulle kumandalara da yakın olunur. Yakınlık kullanım kolaylığıdır.

Bu hareketi gidonu tam sonuna kadar çevirebilinceye kadar önce düz hatlarda daha sonra slalom şekillerde trafiğe kapalı alanlarda alıştırma yaparak geliştirmelisiniz.

Not.: Motosiklet kullanımında bakışlarınızı doğru kullanmak özellikle çok önem taşıyan bir noktadır. Hem peri ferik(geniş açılı) hem de fovealı(dar açılı) bakış yeteneğinden faydalanarak önünüzü ve çevrenizi devamlı taramalısınız. Ayrıca aynalardan sık olarak arkanızı da kontrol etme alışkanlığını kazanmanız sizi en beklenmedik bir anda olmayacak kazalardan koruyacaktır.

Bakışlarınızın takıldığı yöne ve objeye yönlenirsiniz gerçeğine bir karikatürle örnek verelim.

VİRAJ BİRLEŞİM NOKTALARI

Kulanma Tekniği:

Esasları:

Yolun sağ kenarının yol merkezi hattı ile nerede birleştiğini gözlemleyin.( Trafiği soldan olan ülkeler için sol kenar). Düz uzun bir yolda bu nokta çok uzaktadır ama dönüşlerin çoğunda devamlı değişen bir noktadır.

Bu noktaya kadar aranızdaki mesafede durabileceğinizden daha hızlı asla sürmeyiniz.

Bu alan içerisindeki her hangi bir engeli görüp, tanımlayıp, kaçınabileceğinizden daha hızlı sürmeyiniz.

Uygulamalar:

Sabit açılı bir dönüşe uzun düz bir yoldan yaklaşırken birleşim noktası (BN) esas olarak virajın girişindedir(ötesini göremediğinizden), yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o nokta hareket etmez. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşmaya başlar. Hızınızı öyle ayarlayın ki o nokta sizden ne uzaklaşsın nede yaklaşsın. Dönüşünüz esnasında da BN sizden aynı uzaklıkta dursun. Sonunda çıkışta dönüşün dışına doğru düzeldikçe BN sizden hızlanarak uzaklaşacaktır ve sizinde aynı şeyi yapmanıza izin verecektir. BN hızlanma noktasını seçer böylece sizde erken hızlanmamış olursunuz.

Açılan(artan) açılı virajlara uzun düz yoldan yaklaştıkça BN esas olarak viraj girişindedir, siz ona yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o hareketsiz kalır. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşır ve sizde hızınızı buna göre ayarlarsınız. Viraja girdiğinizde, dönüşe başladığınızda viraj açılır ve BN sizden hızla uzaklaşmaya başlar. Virajda yol yüzeyinde potansiyel tehlikeler yoksa(kaymanıza yada sarsılmanıza) sizde BN ardından aynı oranda hızlanabilirsiniz. Çıkışta dışa doğru düzelmeye başladığınızda BN sizin de aynısını yapmanıza izin vererek sizden hızlanarak uzaklaşacaktır.

Kapanan(azalan) açılı virajlara uzun düz yoldan yaklaştıkça BN esas olarak viraj girişindedir, siz ona yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o hareketsiz kalır. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşır ve sizde hızınızı buna göre ayarlarsınız. Dönüşe başladığınızda viraj kapanır ve BN size yaklaşmaya başlar. Sizde hızınızı buna göre düşürürsünüz. Hatırlayın gördüğünüz noktaya kadar olan alanda duramayacağınız bir hızda iseniz başınız dertte demektir. Viraj sonunda, çıkışta dışa doğru düzelmeye başladığınızda BN sizden sizin de aynısını yapmanıza izin vererek hızlanarak uzaklaşacaktır.

Bu teknik sizi dönüşlerdeki potansiyel tehlikelerden koruyacaktır. Bunlar park etmiş bir araba, yola yuvarlanmış kaya yada taş serpintiler, hayvan yada yağ, mazot, antifriz döküntüleri olabilir siz devamlı gördüğünüz noktayla aranızdaki alan sınırları içinde durabileceğiniz hızlarda hareket ettiğiniz müddetçe emniyettesiniz demektir ancak bunu uygulayabilmeniz için dönüşte yatmış durumda iken frenleme tekniğinde ustalaşmış olmanız gerekmektedir. Bunun emniyetli alanlarda yeterince pratik yapmış olmanız gereklidir.

Bu teknik hızlı viraj dönmeyi değil güvenli bir hızda viraj dönmeyi gerçekleştirme tekniğidir. Ne çok yavaşlayıp ön tekerin kaymasına sebep olunur nede bir engel karşısında durulamayacak hızlara çıkılır. Ama frenleme tekniğiniz zayıfsa, tekerlekleri kilitleme riskiniz varsa güvenliğiniz için hızınızı çok daha önceden kesip dönüşe başlamanız gereklidir.

Fotoğraflı Örnekler:

Yol düz ve yükseliyor ve karşı yön trafiği yok gibi. Polis devriyelerine dikkat ederek devam edin.

Yol düz, yukarı doğru, düzgün yüzey. Birleşim noktası uzakta. Bu noktada yavaşlamaya gerek yok.

Güzel dönüşler. Yol yukarı meyilli. Bu sebeple duruş mesafesi düz yola oranla biraz daha kısa. Birleşim noktasının ötesinin boş olduğunu bilsek gazlayabilirdik ama bilemeyiz ve bu durumda gazlayamayız. Burada birleşim noktası dönüş apeksinin ötesindedir. Az bir yavaşlama gerekli olacaktır. Ötede bir engel olsa da fark etmez.

Bu dik bir iniş dönüşü ve dönüş apeksi birleşim noktasının ötesinde. Bu duruma girmeden önce hız kesmemiz gereklidir. Birisi hız kesmedi ve devletten milyonlarca dolar tazminat aldı. Ama o hala motor üzerinde olmayı şimdiki tekerlekli koltuğuna mahkum olmaya tercih ederdi.

İşte başka bir aldatıcı durum. Yol düz görüyorsunuz, trafik yok, yüzey düzgün, ok? Ama alçak nokta aracınızı yerden kesebilir. Bir iki saniye sonra sırtın ötesindeki çukur yer gözükecek. Emin olana kadar gazı kesin. Böylece hedefinize varmanız da mümkün olur. Eğer böyle bir durumla karşılaştığınızda birleşim noktasını boş verirseniz hiçbir yere varamazsınız.

Birleşim noktasının ötesini görüyor olmanız sizi yanıltmasın. Kayalık yamaç yolda döküntü çakıl taş var işareti veriyor gibi geliyor bana. Ağacın ötesinde de her şey olabilir. Bu yağlı görünüşlü saç örgüsü virajda yavaşlamanız gerektiğini biliyorsunuz öyleyse neden şimdi yaparak riski azaltmıyorsunuz.

VİRAJLARDAKİ POTANSİYEL TEHLİKELER

Motosiklet kullanımında belki de en zevkli taraf dönüşlerdir. Tek iz üzerinde giden bir araç olan motoru yatırarak tüm ilgili güçleri devreye sokmak ve istenilen yöne gitmek güzel bir duygudur. İster yollarda olsun yada pistte bu hareketi yüzlerce hatta binlerce kere de yapmış olsanız da bu hareket her seferinde yine zevklidir ve yine heyecan verir. 40 yıldır belki milyon kilometre yol yapmış olsanız bile virajlara tam doğru yaklaşma hızıyla, bileğin doğru kontra basıncını elciğe uygulamasıyla, gaz tam kararında açık ve ideal apeks noktasına götürecek doğru yatış açısını tutturarak son dakika ayarlamaları yapmadan dönülen viraj sayısı bir düzineden fazla değildir. Viraj hattına girdiğinizde mutlaka son dakika ayarlamaları gerekmektedir. Yere yapışmamak için çok ani ve sert değişiklikler yapamazsınız. Bu tip hareketlerden kaçınmak içinde ilerinizde neyin sizi beklediğini bilmek zorundasınızdır.

Bir viraja girmek kritik bir andır ve bunu nasıl yaptığınız önünüzdeki virajın size nasıl göründüğüne bağlıdır. Bu viraj her gün döndüğünüz bir viraj olabilir. İlk defa böyle bir açı çizeceğiniz yeni bir viraj da olabilir. Her gün geçtiğiniz bugüne kadar belki yüzlerce kez dönmüş olduğunuz bir virajda olsa yoldaki her çatlağa, yüzeyin bozuk kısımlarına bakın. Yüzeyi değerlendirmeden bir viraja dalmayın. Bir dakika evvel oradan geçmiş olsanız bile durum değişmiş olabilir. Öbür tarafta çalıların gizlediği alanda arıza yapmış bir araç duruyor olabilir yada geçen bir vasıtadan yola yağ, mazot dökülmüş olabilir. Kum dökülmüş olabilir vs. Yatmadan önce yol yüzeyinin durumunu değerlendirecek yeterli görüşünüz olmalıdır. Bunu engelleyen bir çok durum vardır. Peki ne yapalım diyeceksiniz. Yatmayın. İlerisini göremediğiniz bir viraja kendinizi teslim etmeyin. Yavaşlayın, hattınızın dış tarafından genişçe viraja girin ki bu size yolun daha ilerisini daha erken görme imkanı verecektir,

Geniş viraj alış her durumda size avantaj vermez. Sağa dönen bir virajda sizi orta şeride dolayısıyla karşı yönden gelen araca yaklaştırır. Ya karşı yönden gelen araç orta şeridi ortalamış geliyorsa! Yada yol yüzeyi kumlu veya yağlı ise ve bu durumda motoru kaldırmanız gerekirse lastikleriniz sizi karşı yöne geçirecektir. Ben tahmini olarak olabilecekler karşısında her durumla baş edebileceğim bir süratte hattımın içinde kalarak, öbür tarafta yola yuvarlanmış sizi selamlamak için bekleyen bir kayayla tokalaşmamak için, tedbirli bir dönüşü tercih ederim.

Dönüşü yaparken ben planladığım hattın görebileceğim en ilerisini ve motorumun biraz ilerisini görecek şekilde sürekli gözlerimi hareket ettiririm. Çıkışa kadar tüm hattı görüp değerlendirdikten sonra güvenli ise yatışa geçerim.

Maalesef her potansiyel tehlike görünür değildir. Yeni dökülmüş mazot ve bazı soğutucu maddeler yol yüzeyinde görünmesi adete imkansız maddelerdir. Burnunuz size alarm verebilir. İnce bir tabaka kum ise hem görünmez hem de kesinlikle kokusu alınamaz bir tehlikedir. Işıkta sizi kısıtlayabilir. Gözünüzü alan alçak irtifadan gelen güneş ışıkları herhangi bir şeyi görmenizi bile çok zorlaştıracaktır. Tek elle motor kullanmak zorunda kalabilirsiniz şayet iyi bir güneş korumalı vizörünüz yada gözlüğünüz yoksa. Düşük irtifada asılı duran güneş ayrıca dönüşler boyunca gölgeler oluşturur. Gölgeli bir viraja yatıp ta girdikten sonra, gölgede saklanan kum, yaprak döküntüleri veya diğer kaygan maddeler yüzünden kaba etlerinin üzerinde kayarak çıkanlar çoktur. Ayrıca gece yola inen çiği ve henüz gölgede kaldığı için güneşin kurutmadığı ıslak alanları fark etmek, yol yüzeyinden ayırt etmek neredeyse imkansızdır. Kışın ise bu alanlar yol yüzeyinden ayırt edilmesi çok zor siyah buza dönüşürler.

Sağa dönüşte bir engelle karşılaşıldığında, şayet bu engel orta şeride çok yakınsa dışından, sizin hattınızın ortalarına yakınsa iç tarafında geçiniz. Hattınızın ortasındaki bir engeli dışardan geçerseniz bu sizi yolun kenarında ve kenara doğru yatık bir durumda bırakır ki ikinci bir engelle baş etme imkanınız kalmaz.

Sola dönüşlerde engelin her iki tarafını da kullanabilirsiniz.

Her iki durumda da trafiğin durumu, engelin yeri önemlidir. Burada kırma işlemi ile frenleme işlemi birbirinden ayrılmalıdır. İkisi birlikte yapılmamalıdır. Engele bakışlarınız kilitlenmemelidir. Engeli aşar aşmaz tekrar normal dönüş hattınıza dönünüz.

Ters eğimle karşılaştığınızda motor eğim tarafına kaçmak isteyecektir. Kontrayı bunu dengeleyecek şekilde sürekli bastırmanız gerekir. Hızınız uygunsa motoru kaldırın. Dış taraftaki pedala ağırlık verin.

Ben bu işi söktüm diyenler aslında kaza olduktan sonra ne olduğunu bile tarif edemeyeceklerini fark edeceklerdir. Kaza öyle beklenmedik, o kadar ani bir şeydir ki ilk anda yaşadığınızın idrakine bile varamazsınız tabi şuurunuz hala yerindeyse. Sıcak asfaltta doğrulup oturursunuz ve neden sonra kırık kaburgalarınızın acısını hissetmeye başlarsınız tabi kaburganızın kırılan uçları ciğerlerinizi delip sizi iç kanamadan henüz şoka sokmamışsa.

Potansiyel tehlikelerle ilgili olarak sağlık görevlilerinin hazır bulunduğu, trafiğe kapalı, kontrollü şov alanları dışında lastik yakanlar, yarış yapanlar, tek teker ve arkayı kaldırma gibi cambazlıkları bu işin profesyonel eğitimini almadan ulu orta yaparak kendileri ile birlikte başkalarının da hayatını tehlikeye atanlara diyeceğim olumlu hiçbir şey yoktur. Sadece sormak istiyorum: Ne gibi tehlikeleri olduğu hakkında herhangi bir fikriniz var mıdır? Gözlerinizi bir an kapatın ve hayatınızın bedelini kendinize söyleyin.

MOTOSİKLET FREN TEKNİĞİ

Giriş:

Her motosiklet için genel olan geçerli iki nokta vardır:

1. Ön tekeri kitlerseniz oyun sona erer.
2. Sert frenleme korkusu!

Değişik şartlarda aşağıdaki egzersizleri yapıp ustalaşmak şarttır.

. Yumuşak hareket
. Acil durum frenlemesi
. Islak ve kuru zeminler
. Motorunuz yüklü
. Yolculu sürüş

Şunu anlayınız:

Frenleri yeterince hızlı kavrayıp sıkın ama en son noktalarına kadar kazıklamayın, yumuşak-sert-yumuşak.

Frenler açıp kapatma düğmeleri değildir. İnce bir şekilde yumuşakça kullanılmalıdır. Bileğiniz yere paralel durumda elcik tutulurken fren kolunu kapmayın, parmaklarınızla nazik bir bayanın elini sıkar gibi sıkın.(Daha doğrusu sıkmayın parmaklarınızla okşar gibi ezin).

Şehir içi yoğun trafikte kullanırken iki parmağınızı sürekli fren kolu üzerinde tutun. Bu reaksiyon süresini kısaltır.

Yarışlarda sert ve geciktirilmiş frenleme iyi bir tur zamanı için gereklidir. Ancak caddede ki normal sürüşlerde iyi bir fikir değildir. Eğer yarış pistinde yarışmıyorsanız zamanında fren yapıp istenilen sürate düşün. Takiben hafif bir gaz verme de motorun süspansiyonlar üzerinde yerleşmesine ve ağırlığın hafifçe arkaya kaymasına sebep olur. Asla trafikte arka tekeri kaydırarak daralan açılı virajlarda motorun burnunu çıkışa çabuk döndürmeye kalkmayın. Sadece kendinizin değil başkalarının hayatını da tehlikeye atmış olursunuz. Yarış pistinin zemini, kullanılan lastikler yarış için geliştirilmiştir. Normal caddelerin gözenekleri lastik, yağ ve mazot atıkları ile tıkanmış olduğundan tutma gücü azalır. Ayrıca yarış motorlarını soğuk asfaltta kullanmak kazaya davetiyedir.

Ön fren kullanma şartları:

. Onları kapmayın, kapar gibi kavramayın, bu motoru dengesizleştirir ve süspansiyonlar dibe vurursa ön fren kilitlenebilir.

. Motor dik durumda freni kullanın. Virajda yatmışken kullanmak motoru dik pozisyona getirir ya da ön tekeri kilitler.

. Freni çok geç bırakmayın.

. Yumuşak ve kademeli artışla sıkmak yoldaki hedefiniz olmalıdır.

Freni yumuşak ve kademeli artışla istenilen noktaya bir kerede sıkın. Pompalama gibi hareketler yapmayın. Süspansiyonlar otursun, yerleşsin ve süspansiyonun yavaşça rebound (geri sekmesi) için sonunda freni gevşetin.

Şunu deneyin, 55km den yürüme hızına düşecek şekilde freni sertçe sıkın ve sonra tekrar debriyajı usulüyle bırakarak sürüşe devam edin. Eğer yukarıda anlatılan metotlara uyduysanız motor bu işlem sırasında sarsılmadan hareket ediyor olacaktır.

Virajlarda frenleme:

Viraj dönmede anahtar hareket yaklaşmadan motorun süspansiyonlarının üzerine yerleşmiş olması gerektiğidir. Yani frenleme işini bitirmiş ve doğru hıza inmiş olarak viraja giriyor olmanız demektir. Ağırlığınızın hafif bir gazla geri verilmiş olması demektir. Frenleri ani sıkma yada ani bırakma, gazın veya debriyajın sert kullanımı, beceriksizce vites değiştirmeler lastiklere binen yükü değiştirerek motorun dengesini bozar. Ne olursa olsun ön ve arka süspansiyonların dengeli tutulmasına dikkat etmelisiniz.

Bir viraja yaklaşırken frenlerin tek bir işlevi vardır; motorun doğru hıza getirilmesidir. Gidona viraj için kontra basmadan önce frenlemeyi tamamlamış ve hafif gazlamaya başlamış olmanız için iki neden vardır:

Süspansiyonun doğal durumuna gelmiş olması ve hafifçe arkaya doğru basılmış olması, hafif gazlama bunun içindir. Bu durum çatalların normal statik bükülmeleri veya hafifçe boşalmış olması halidir ki cadde kullanımı için ideal durum budur. Ön fren basılı ve ağırlık önde durumda çatallar basılmış olur, rake açısı azalır ve gidon ağırlaşır ve doğru tepki vermesi azalır. Bu durumda motor dikleşmeye ve dümdüz gitmeye çalışır.

Ön tekerin iki görevi vardır. Motora yön vermek ve motoru durdurmak. Normal süratlerde hafif frenlemelerle ve hafif yatış açılarıyla bu iş yapılır. Ancak sürat arttıkça ve siz daha fazla yatırma açılarını kullanmaya başladığınızda motoru yönlendirme görevi olan ön tekerdeki yükü arttırmaktasınız. Bu anda bir de frene basarsanız durum iki bileşenin lastiğin yolu tutma gücünü aşıp ya ön teker kilitlenmesi yada ön tekerin kaymasına sebep olacağı bir noktaya gelir. Bu durum kaza demektir.

Günümüz modern spor motosikletlerinin düzgün yüzeylerde ön tarafının viraj alırken kontrolden çıkması neredeyse imkansız gibidir ancak:

. Hala frenlerdeyseniz. (Frenleme devam ediyorsa).
. Aşırı yatırma açıları kullanarak dönüyorsanız. (Bu şartlarda iki lastikte tutmayı bırakabilir)

Viraj devam ederken motoru gazı kesmeden gerekli güçte tutmak önün yükünü azaltır ve motorun yönlendirilmesini kolaylaştırır ve arka tekerinde hafif sürüklenmesine vesile olarak virajları daha dar açıyla dönmenize imkan verir. Arkanın kayması zordur ancak siz:

. Yoğun bir şekilde arka freni sıkılı tutuyorsanız.
. Gaza fazla basıp tekere spin attırıyorsanız (kaygan zeminde güçlü motorları bekleyen, gazı çok sert kullanırsanız veya debriyajla dikkatli değilseniz oluşan durumdur.)
. Yatış açınız çok fazla ise veya zemin kaygan ise.

Genelde çok yüksek yatış açılarında ve zayıf yol yüzeylerinde bile arka teker lastiğiniz problemsiz yol tutmasını bozacak güçlerle baş edecek vasıftadır. Debriyajı yavaş bırakınız, şanzıman hızlanmak içindir, durmak için frenler kullanılır. Aşırı bir şekilde motor frenlemesi (kompresyon fren) yapmaktan kaçınınız.

Hızlı kullanımlar da frenleme gücünüzü ve durma mesafenizi dikkatlice hesaplayın. Yanlış hesaplarsanız sonunda kendinizi frenleme kuvvetinizi kademeli olarak artırıyor bir durumda bulabilirsiniz. Genelde bu durum çok sert ve maalesef çok geç frenlemedir. Zamanında fazla bir kuvvetle sıkmak, geç olarak fazla bir kuvvetle fren sıkmaktan iyidir. Hızlanmanız her zaman mümkündür fakat virajların içinde yavaşlamak çok zordur.

Her şeyi yanlış yaptığınız durumlarda:

Genel olarak motoru boşta gider duruma düşürecek oranda gaz kesmeden motoru daha fazla yatırın. Bu esnada ağırlığınızı hafifçe arkaya kaydırmak ön tekerin yön verme işlevine yardımcıdır. Ayrıca hafifçe gazlamak motoru kaldıracağı için yatma mesafesini artırabilir. Ancak bunu uygulamak çelik gibi sinirler ister.

Motoru kaldırın, düz bir hatta frenleyin ve tekrar yatırın. Bu hareket toplam 1-2 saniyede tamamlanmalıdır. Bu usul tavsiye edilendir ama yeterince boşluk varsa belki zaten dönebilirdiniz.

Her iki freni de yavaşça sıkın. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olun çünkü yatmış bir motorun lastikleri tutma güçlerinin çoğunu motoru döndürebilmek için kullanmaktadırlar.

Yarışlarda ön fren sertçe sıkılı ve arka teker adeta havada viraja girilir(trail braking) ve arka fren apekse kadar kullanılır. Bu teknik sadece pist içindir. Lastikler ve pist yüzeyi özel bileşimlerden yapılmıştır. Karşı trafik diye bir olgu söz konusu değildir. Motorlar da özeldir ve sürücüler mükemmel zamanlama yapan profesyonellerdir.

Özetlersek:

Frenlere yumuşakça ve basıncı kademeli olarak artırarak basınız.

Frenlerin kilitlenmesi maksimum sıkmanın bir sonraki evresidir. Bu noktayı biliyor olmanız şarttır. Şayet ön freni kitlerseniz derhal bırakın ve hemen tekrar kilitlemeden sıkın. Arka freni kilitlerseniz iyice duruş süratine düşene kadar bırakmayın. Bırakırsanız high-side kazaya sebep olur.

Arka frende gereklidir ancak ona öncelik vermeyin. (Arka teker tambur fren olan veya rake açısı ve aks aralığı fazla motorlarda bu geçerli değildir.)

Frenleri bırakırken de dikkatli ve sıkma hızınızdan daha yavaş bırakınız. Süspansiyonların aniden boşalmasına ki bu ön tekerin geri sekmenin üzerinde boşalmasına sebep olur. Bu hareket motorun yönlendirilmesinde problem yaratır.

Ön fren sıkılı motoru döndürmek için bayağı güç harcamanız gerekir, ön freni bıraktığınızda da motor aniden döner ve viraja girer. Buna hazırlıklı olunuz ve freni yavaşça bırakarak dönüşün yumuşak olmasına dikkat ediniz.

Tam gazla yada ön fren sıkılı virajlara girmekten sakınınız.

Fren kullanmadan gazı kapatarak süratinizi düşürdüğünüz durumlar sizin belli bir sürate inmenize yol levhalarının, işaret noktalarının çok öncesinde başlamanızı gerektirir. Bu durumda arkanızdaki araçların yavaşlayacağınızı tahmin etmesi çok zordur. Dikkat ediniz ve yavaşlamayı çok erkenden başlatarak durumu abartmayınız.

Lastik patlaması durumunda frene hemen dokunmayınız. Hemen gazı keserek motoru düz bir hatta tutmaya çalışınız. Servis yoluna girdikten sonra sağlam lastiğin frenini kullanarak durmaya çalışınız. Patlayan lastiğin freni kullanılmamalıdır.

Arka frenin önemi:

Ön frenin motor durma gücünün esasını teşkil ettiği doğrudur ancak arka freninde devreye girmesi daha düzgün ve daha kısa mesafede durmak demektir. Bazı durumlarda(dönüşlerde) gazı kesmek yada ön frene müracaat yerine arka freni kullanmak şase üzerinde daha az etki yaparak sizi dönüş hattında tutacaktır. Arka freni doğru kullanabilmek için pedalının doğru ayarlanmış olması gerekmektedir. Pedal rahat oturuş pozisyonunda iken ayağınızın birkaç milimetre altında olacak şekilde ayarlanırsa bu sizi garip oturma şekillerinden ve/veya kullanım zorluklarından koruyacaktır.

Dönüşe girerken ön freni bırakıp motoru yatırmadan arka freni bırakmayın. Bu hareket ön fren bırakıldıktan sonra önün kalkmasını ve dönüş kuvvetlerinin çatalları sıkıştırmaya başlamasından önce ön tarafın kalkmasını engelleyecektir. Gazı açar açmaz eğer hızınız fazla ise arka frenle hızınızı ayarlayın. Gazı kapatmak önü aşırı yükler ve dönüş açınızı genişletir ama arka freni kullanmak hattınızı daraltır sizi virajın içine çeker. Fazla fren ve gaz kullanmaktan kaçının sadece ön tekere ağırlık bindirmemek için yeterli olacak gazı verin.

U dönüşü yaptığınız düşük hız manevralarında ve hat aralarından süzülme sürüşlerinizde motorun dönen kısımlarının açısal ivme etkileri sizin dengede kalmanızı sağlar. Bunu arka freni kullanarak ve debriyajı hafif kaydırarak devir tutturmak suretiyle kendinizin lehine bir avantaja çevirebilirsiniz. U dönüşlerde arka freni bırakarak mı yoksa debriyajı kaydırarak mı(kavrama noktasında tutup hafif ileri geri hareketler yapmak) size ve motorunuza uygun denemelisiniz. Genel olarak yeterli devir ve debriyaj kaydırması şasenin düzgün ve hareket halinde kalmasına yeterlidir. Burada hız arka frence düzenlenmektedir. Bu teknik debriyaj balatalarını ve arka fren balatalarını aşındıracağı için bu parçalar sıkça kontrol edilmelidir.

Yokuş aşağı dönüşlerde gaz açıkken arka fren bilhassa uzun dönüşlerde çok fazla hızlanmayı önler. Düz dönüşlerde gazı ön tekerin yükünü azaltmak için mümkün olduğunca çabuk açarken hızınızı arka freni kullanarak kontrol edin. Yokuş inişlerdeki dönüşler ön tekeri yüklerler ve sizin virajı açık almanıza sebep olurlar. Ama gazı açık tutarak arka freni kullanmak motordaki ağırlık dağılımını daha birbirine yakın(ön ve arkanın) tutarak size daha iyi bir hatta kalma imanı sağlayacaktır. Pratik ve denemelerle arka freni kullanan ayağınızın iyice ustalaştırılması, hassaslaştırılması size güven verecektir. Böylece motorunuzu sarsmadan, güvenle kullanabileceksiniz. Bu teknik sizi birçok endişe verici durumdan kurtaracaktır.

Arka frenin diger kullanma alanları:

1)Traksiyonu kontrol etmek.
2)Viraj öncesi süspansiyonların oturmasını sağlamak.
3)Kapanan virajlarda viraj çizgisini daraltmak.
4) Motor yatış alanını genişletmek.

Not: 4. maddenin açıklaması: Motosikletler gaz verilince süspansiyonlarının üzerinde yükselirler. Bu da sürücüye ilave bir yatırma alanı sağlar ancak virajda yatmış vaziyette iken hızlanmadan gaz vererek yükselmenin yapılması arka fren kullanımı ile olur.[/b]

ACİL DURUMLARDA ZAMAN FAKTÖRÜ

Motordaki sürüş teknikleri içinde temel iki esas olan kontra basma(kıvırma) ve acil durum frenlemesi olmazsa olmaz güvenli sürüş zaruri becerilerindendir. Bazense öyle durumlar vardır ki acil freni bırakıp kontrayı bilinçli olarak basarsınız ve motor yatarak yerde sürüklenmeye başlar. Sizde onunla beraber tabi(umarım altında kalmazsınız). Buna İngilizce bir terim olan low-side yani alt taraf denir. Sürücünün devrilen motorun devrildiği tarafta kalması durumu olarak tarif edilebilir. Bu durum o kadar tehlikeli olmamakla beraber motorun altında kalmamaya çok dikkat edilmesi, motorun düşüş anında ne zaman bırakılacağının iyi bilinmesi gerekmektedir. Genellikle motor parçalarının yere sürtünmeye başlaması ile arkanın açılmasını hissettiğiniz anda ki büyük ihtimalle ön tekerinde aksi yönde kaymaya başladığını hissedersiniz, işte o anda motoru bırakarak alt taraftaki bacağınızı motorun altından derhal çekiniz. Kayma esnasında başınızı koruyunuz, dönmeyiniz, ayağa kalkmağa çalışmayınız gevşek bir şekilde ama eklem yerlerinizin dönmesine izin vermeden kaymaya kendinizi bırakınız. Motoru bıraktığınız için sizden önde gidecektir. Güvenlik donanımlarınız yeterli değilse asfaltla olan sürtünmenizde bedeninizden epey bir şeyleri kaybedebilirsiniz. Ve şayet derinizin altındaki kayba uğrayan et fazla ise birinci derece yanıklarla aynı etkiyi yaparak hayatınızı kaybetmenize sebep olabilir. Motora her zaman sanki düşecekmiş gibi giyinip binin, hiçbir şey olmayacakmış gibi değil. Bir başka zaman ve durumda ise motoru hiç yatırmadan çarpma anına kadar soğukkanlı bir şekilde acil durum frenlemesi yaparak çarpma hızının minimuma düşürülmeye çalışılması gerekir. Bu durumda çarpacağınız bir araçsa lastiğine vurmaya çalışılmalı(jantına değil siyah lastik kısmına), üzerinden uçabileceğiniz alçak bir bölümüne vurmaya çalışmalıdır. Bu durum kontra basıp kıvırmayla kurtulamayacağınız kadar kısa bir mesafe varsa tercih edilmelidir. Şayet gerekli kurtarma mesafesi yokken motoru yan yatırırsanız fren devre dışı kalacağından çapma hızınız daha fazla olacaktır.

Bu iki stratejiden hangisini seçeceğiniz o anki duruma ve tamamen sizin inisiyatifinize kalmıştır. Allah kimseyi böyle bir seçim yapmak zorunda bırakmasın diliyorum. Ama bir gün gerekirse siz kontra tekniğinde ve acil durum frenlemesinde usta olmalısınız ve kaskınızla diğer koruyucu donanımlarınızın tam olması gerekir. Tabi bunlarında yetmeyeceği durumlar olabilir. Daha doğrusu vardır. Zaman faktörü.

Zaman faktörü nedir?

Los Angeles deki kaza yapan 900 motor üzerinde yapılan incelemede çarpışma sürecinin başlaması ile(önünüze karşı yönden dönüş yapan bir araç gibi-resimde verilmiştir) çarpışmanın olması anı arasında geçen zaman ortalama 1.9 saniyedir. Neredeyse aynı sayılabilecek Tayland da yapılan bir araştırma sonucu ise 2 saniyedir. Her iki araştırmada da sürücülerin ¾ ünde kazanın başlama anı ile fiili çarpışma anına kadar geçen sürenin üç saniyeden az olduğu görülmüştür. Şunu da unutmayalım ki sürücü olayın başlangıcını anında fark etmeyebilir. Sürücünün dikkatini çekmesi yarım saniye ile birkaç saniye arasında değişebilir.

Sürücünün dikkatini çekmesiyle reaksiyon süresi başlar. Kaza uzmanları sürücülerin çoğunun potansiyel tehlikeler karşısında ki reaksiyon sürelerinin 1 saniye ile 2 saniye arasında olduğunu söyler. Ortalama 1.5 saniye. Kontra basarsanız buna 0.5 saniye daha ekleyin. Tüm bu gecikmeler sizin önleyici aksiyonlarınızın çoğuna hiç zaman bırakmaz. Fiiliyatta sürücülerin %30 un hiçbir şey yapamadıkları görülmüştür. Çok usta bir frenleme bile sizin çarpışma anınızı geciktirmekten başka bir işe yaramayabilir.

Örnek.: 50 km/saat hızla bulvara doğru gidiyorsunuz diyelim. Aniden karşıdan gelmekte olan Maganda Kuş beyinlinin kullandığı araç sola doğru sizin önünüze kırdı. Reaksiyon zamanı ve diğer anlatılan her şeyden sonra sizin 1 saniyeniz kalır. O anda arka tekerin havayı kalkması pahasına çok ustaca bir frenleme ile ortalama hızınızı 45 km/saat ten 25 km/saate indirdiniz. Bu size 10 metre kazandırdı. Frenleme yapmasaydınız bu takribi 10 metreyi 0.7 saniyede alacaktınız. Çok usta bir frenleme yapmanız ve çelik gibi sinirlere sahip olmanız size çarpışma anını eğer hiç fren yapmamış olmanız durumuna kıyasla ¼ saniye geciktirdi. Peki bu çok küçük gecikme minibüs sürücüsü Maganda Kuş beyinlinin aracını sizin yolunuzdan çekmesine yetecek mi? Genellikle hayır. Zaten çok az sürücünün fren için 10 metresi vardır. Daha kötüsü böyle bir ölümcül durumla aniden yüz yüze gelen sürücüler frenleme ve kırmayı aynı anda yapmak gibi felaket bir hata yaparlar. Burada ister acemi olun ister usta devreye giren psikolojik faktör Tanrının huzuruna çıkmanızı sağlayabilir. Bu psikolojik faktörün adı İngilizce Pucker faktörüdür ve üzerinden gelinmesi çok zordur.

Öneri.: Süper refleks ve yeteneklerinize, ustalığınıza güvenmek yerine böyle durumlara düşmeyi önlemeye çalışın. Bu sizi bir çok dertten koruyacaktır.

Nasıl Önlenir?

. Sürücülerin sizi görmesi için elinizden geleni yapın. Bu tip kazalara sebep olan araç sürücülerinin %90-95 i motosikleti görmediklerini iddia edeceklerdir. Tabi size isteyerek gelip çarptıklarını söylemiyoruz ama sizi fark etmeleri için ekstra bir yardıma ihtiyaçları olduğu kesindir. Selektör yapın, siyah yerine daha açık parlak renkler kullanın. Kasıtlı olarak motosiklete çarparak ölüme sebep olma vakaları sürücüler arasındaki münakaşalardan sonra olmaktadır. Biri arabada diğeri motor üstünde. Gerisini siz tasavvur edin.

. Ara yollar yerine ana yolları her zaman tercih ediniz. Orada önünüze aniden dönüşler daha zor olabilir.

. Şehir içi yoğun trafikte karşı yönden gelen araçların sizin hattınızı kullanmak isteyecekleri kavşaklardan geçerken araçların arkasında yada önünde değil yanlarında (kör noktalarında kalmadan- ön tamponlarına paralel) seyredin. Bilhassa geceleri bunu yapmanız güvenliğiniz açısından çok önemlidir. Kavşak kazalarının %30 u motorun araçların yaklaşık 18 metre gerisinde veya 27 metre ilerisinde kalmasından kaynaklanmış kazalardır.

. Potansiyel tehlikelerden uzaklaşın. Bir kavşağa yaklaşırken karşı yönden sola sizin önünüze kıracak gibi gelen bir araç gördüğünüzde görünürlüğünüzü artırmak için hattınızın en sağına kaldırıma doğru yanaşınız. Bu davranışınız karşı yönden gelen vasıtanın dönüşe başlama noktası ile sizin aranızdaki mesafeyi artıracaktır. Araç sürücüsünün sizi daha kolay görmesini sağlayacak ve daha fazla bir reaksiyon zamanı sağlayacaktır. Bu ustaca frenlemeden daha önemlidir.

. Diğer araç sürücüsünün sizi gördüğünü asla farz etmeyin. Araçtan bakışlarınızı ayırmayın ve sizi gördüğüne karar verdiğinizde ve yolunuzun ilerilerine doğru bakmaya başladığınızda biliniz ki o an aracın dönüş yapmaya karar verdiği an olabilir.

. Virajlı kanyonlarda dikkatli sürünüz ve gaz kesmeyi biliniz. O virajlardaki her ağaç ve bariyer ki bir çoğu virajların dekoru olmaktan başka işe yaramaz, çarpışma esnasında vücudunuzdaki tüm kemiklerinizin kırılmasına sebep olabilir.

. Asla alkol almayınız. Sürüşten önce alkol almakla kaza risklerinize artırıcı faktörler ekliyorsunuz demektir. Asla bir bardak bile içilmemelidir. Bir bardak bira bile kaza riskinizi hiç içmemiş birine kıyasla 40 misli artırır. İçkili sürücülerin baş kaza nedenleri yoldan çıkmaktır ki bu kaza şekli kafadan bir vasıtayla çarpışmaktan sonra gelen en tehlikeli kaza şeklidir. Çünkü yoldan çıktığınızda sizi bekleyen tehlikeler çok fazladır. Ağaçlar, kayalar, park etmiş araçlar, uçurumlar vs.

. Ana yollarda hat araları geçişleri gerekiyorsa yapın. Birinin sizi çok yakından takip ediyor olması pahasına kendi hattınızdan gitmek yerine trafik süratinin üzerine gereğinden fazla çıkmadan hat aralarından geçişler yapmanız daha güvenlidir. Bunu yaparken yanından geçeceğiniz aracın yan hattı boşsa dikkatli olunuz bilhassa araçların hızlı akan trafik taraflarındaki hatları boş olduğunda çok daha dikkatli olunuz.

. Yolunu kaybetmiş veya dikkati dağılmış sürücülere karşı sabırlı olunuz. Burada bekleyerek kaybedeceğiniz bir 10 saniye ile adres arayan veya 30 km süratle aniden park yerine girmeye kalkarken sizin onu gazlayıp geçme hamlenizle olabilecek bir kazada o aracın tekerinin bacağınızın üzerinden geçme süresi aynıdır. 10 saniye.

. Gürültülü egzozlara güvenmeyin. Karşı taraf sizi duyacağı kadar yaklaştığında her şey için çok geç olabilir. Kazalardan uzak kalmak konusunda kendinizi daha görünür yapın, daha duyulur değil.

. Ana yol kavşaklarındaki kavisli olarak yükselerek dönen çıkışlarda ve inişlerde motoru acil bir durum karşısında yatırmayın. Bunun yerine acil durum frenlemesini kullanın. Her iki freni de kullandığınızda saniyede 30-35 km hız kesersiniz. Bu zaman içinde frenleme yerine motoru yatırıp kendinizi yere bırakırsanız viraj kenarındaki alçak duvarlar sadece motorunuzu durdurur ve siz üzerinden aşağı uçarsınız. Böyle düşüşlerden sağ çıkan sürücü sayısı çok azdır.

. Gene bu tip ana yol çıkışlarından çıkış yaparken, bu yolların genellikle sonunda diğer bir ana yolla dik kesişir olacağını ve önünüzdeki aracın ani duruş yapacağını bilerek hızınızı önceden kesin ve yakın takip yapmayınız, kendinize de yakın takip yaptırmayınız.

. Tüm bunları kendinizde bizzat yaşayarak- şayet yaşarsanız- öğrenebilirsiniz ama bu şekilde öğrenmek yerine, başkalarının yaşadıklarından ders almak, bilgilenmek daha güzel, acısız ve tehlikesizdir. Motorculuğun karanlık taraflarını görüp hala yaşayanlara saygı gösterin.

. Genç sürücüler bir hedef seçip yola çıkarlar. Yaşlılar bir yön seçip yola çıkarlar. Unutmayın bir yere ulaşmanın en hızlı yolu gerekiyorsa gece yada gündüz mola vermektir.

Alfa.

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;

İLERİYE BAKIŞ TEKNİĞİ

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 21, 2007

İleri bakış nedir? Nasıl Gelişir?  Sürüş esnasında ileri nasıl bakılır? 

Sürüş esnasında en önemli olay ileriye bakabilmektir. İleriye bakabilmek, neyin önemli olduğunu fark etmek, motosiklet sürücülüğünün hayati öneme haiz bir unsurudur. 

Bu unsur sanki herkesin kolayca uygulayabileceği bir şeymiş gibi gözükebilir fakat göreceksiniz ki ileriye bakış hakkında öğrenilecek çok şey vardır. 

Baktığınız tarafa doğru sürersiniz bu yüzden dönüşü iyi öğrenebilmeniz içinde doğru yöne bakmak zorundasınız. Trafikte sürüş için genelde gördüğünüzden fazlasını fark etmek zorunda olduğunuzu göreceksiniz. 

Çoğunuz, gerek güvenliğe önem veren gerek hıza, bakış becerileriniz üzerinde çalışmak mecburiyetindesiniz. Orada görecek ne var? Kapasitenizi nasıl eğitebilirsiniz?   

Aşağıdaki durum mümkün olabilir mi? 

İki motorcu sürüş yapıyor ama birbirlerini karşılaşıncaya kadar fark etmiyorlar. Farkına varmaları bir virajda biri diğerini sollayınca oluyor.  Ama olabilir çünkü ikisi de ön tekerinin önüne bakıyor.  

Doğru yeteneklerle doğmuş olmak bir şans mıdır?  

Elbette.

Hemen herkes hızlı  bir motora sahip olabilir. Çok uzun yıllar sürücülüğü de olabilir. Ama hala gerçekten iyi bir motorcu olamıyordur. Neden? Görmesini bilmiyordur. 

Devamlı öğrenin: 

Motor sürmek tüm hayatınız boyunca öğrenmeye devam edeceğiniz bir süreçtir.  

Baktığınızda görmek için herkesin uygulayabileceği birkaç basit teknik vardır. Bazıları bunları otomatik olarak uygular, diğerleri için ise bu tekniğin dikkatlerine sunulması işlerini kolaylaştırır. 

Teknik: 

Motor sürücülüğü büyük oranda bakıştır: Nasıl ki insan bedeni %60 sudan ibarettir, motosiklet sürücülüğü de % 60 bakıştır. 

“Gitmek istediğiniz yöne bakın.”  “Baktığınız objeye yönelirsiniz.” Bunları hep duyarsınız. 

Yalnız bir sürücü virajda kendini güvende hissetmez ve motorunu aslında geniş ve açık olan bir virajdaki yalnız bir ağaca doğru yöneltir. Bu tip yanlış davranışlar duyulur hep. Olumsuz bir sürü imalarda, yorumlarda bulunulur. Zaten bu aletler tehlikeli, şeytan icadı. Gerçek ise sürücünün baktığı objeye yöneleceğini bilmemesidir. 

Eğitiminiz sırasında gidiş yönünüzün içine bakmayı size söylerler. Küçük daireler içinde dönerken yada sekiz çizerken; gitmek istediğiniz yönün mümkün olabilen en ilerisine bakın denmiştir. Bir sonraki kukaya yada ondan sonrakine ne kadar çabuk bakarsanız hata yapmadan dönüşünüzün o kadar kolaylaşacağını öğrenmişinizdir. 

Ama motor kullanmak sadece küçük daireler içinde sürüş yaparken ileri bakmak değildir. İleri bakmak motosiklet sürücülüğünün temel içeriğidir. Daha geniş bir alana ve daha uzağa bakmalısınız. 12 saniye önünüze ve sağ sol 90 derece yanlarınıza bakarak her şeyin farkında olmalısınız. Bunu yaparken de başınızı fazla çevirmeden yapmalısınız.  

Eğitim: 

İleri bakma kapasitenizi eğitmek sürüş kapasitenizi zenginleştirecek en etkin yoldur. 

Vizör ve gözlük: 

Öncelikle şartlara uygun bir vizörünüz olmalı güneşe karşı iseniz gözlerinizi güneşin zararlı ışıklarından koruyacak güneş gözlükleriniz olmalıdır. Siste sarı renkli vizör iyidir. Gece renksiz  vizör iyidir. Motoru yatırdığınızda yada motor yukarı doğru iken de başınızda daima yukarıda tutun. 

“Kimin hatasıydı?” hiç fark etmez. Her motorcu bilir ki sadece kurallara uygun sürüş yapmak yetmez.  Öldüğünüzde ki kazancınız nedir? Sizin haklı olduğunuzu bilmeniz mi? Ayrıca bir kazada arabadakine kıyasla motor üzerinde olanın yaralanma ihtimali çok daha fazladır. 

Yani ana fikir şudur: Kendi güvenliğinizden siz sorumlusunuz. İster çevrenizdekiler trafik kurallarına uygun hareket ediyor olsun ister olmasın. Gerçek budur. Bu nedenle siz görmeyi öğrenmek zorundasınız. Trafiğin geri kalanı hangi tehlikeli hareketleri yapabilir?  İnsanlar hangi hareketleri seçebilirler? 

Hataları önceden  görün. Artık yan yoldan gelen otomobilin sürücüsünün yol hakkının sizde olduğunu mutlaka bildiğini ve size kesinlikle yol vereceğini sanmayacak kadar tecrübeli olun. Önünüzdeki araç, gaz kesip sağa yönelen ve sağ sinyalini veren bir araç olabilir.  Ama  birdenbire açık bir alış için sola siz tam onu sollarken üzerinize kırabilir.  Bir çok kazanın sebebi bu durumdur. Sağa dönüş işaret ve belirtileri veren araçların aslında birden ve son anda sola dönmeleri sık rastlanan durumlardır. Karşı yönden size doğru gelen aracın tam yan yana geçilecekken sola sizin önünüze de dönmesi sık görülen kazlardır. T-Bone kazası. 

Altıncı duygunuzu geliştirin: 

Trafikte olabilecek her tür dengesiz hareketi önceden görebilmeyi öğrenmelisiniz ki hazırlıklı olabilesiniz. 

Bu durumlar için altıncı duyguya benzer duygular geliştirdiğinizi ve böyle budalaların dengesiz davranışlarının olumsuz sonuçlarından kaçabilmek için önceden tedbirli olarak durumunuzu ayarlayabileceğinizi göreceksiniz. 

Bir çeşit sık oluşan hatalar listesi geliştireceksiniz. Ve hata yapılmadan bunun olabileceğini fark etmiş olacaksınız. Ne kadar uzun yol tecrübeniz olursa listenizde o kadar uzun olacaktır. Buda sizi ansızın yakalayabilecek olumsuzlukların azalması demektir. 

Otobanlarda sürüş yaparken sık olarak sizi sollayacakların olup olmadığını aynalarınızdan kontrol edin. Ansızın sizi geçen biri olursa aynalarınızdan arkanızı yeterince sık kontrol etmiyorsunuz demektir. Burada anahtar uygulama farkına vardığınız her durumu kendinize söylemektir. Otoban dışında da durum bu olmalıdır. Yani öngöremediğiniz her olay sizin daha iyi bakmanız ve düşünmeniz gerektiğinin bir işaretidir. %100 her şeye hakim olamayabilirsiniz ama çalışarak, uygulamayla bu orana yaklaşılmaktadır. 

Görünmeyen tehlikeler: 

Herkesin görebildiğiniz hataları dışında siz göremediğiniz kimselerinde hatalarını ön görebilmelisiniz. Önünüzde bir taksi gidiyor. Onun müşteri görmesiyle her an fren yapabileceğini yada bir tarafa kırabileceğini tahmin edebilmelisiniz. Park halindeki araçların yanından geçerken kapı açılabileceğini, içlerinden bir çocuğun fırlayabileceği, bir yaşlının bastonunu dışarı ayağıyla birlikte uzatabileceğini, tükürülebileceğini, izmarit atılabileceğini yada bir pet şişe boşunun camdan fırlatabileceğini ön görebilmelisiniz. İşte burada kendinize sormanız gereken soru şudur. “Zamanında durabilecek miyim?” 

Karşıdan gelen bir kamyonun yada otobüsün arkasında aniden önünüze sollayarak fırlayacak bir araç saklayabileceğini, gece sollamaya çalıştığınız bir traktörün aslında çift römork taktığı için uzun araç durumunda olabileceğini ön görebilmelisiniz. 

Duran otobüs yada minibüslerin sizin göremediğiniz taraflarından insanların yola önünüze doğru fırlayabileceklerini ön görebilmelisiniz. 

Siz görünmüyorsanız: 

Kavşağa yaklaşırken kamyon gibi yüksek araçları sollarsanız siz başkaları için görünmeyen bir tehlike oluşturmuş olursunuz. Bunu yapmayınız.  

Yolu okuyunuz. Yolun kenarlarındaki banketlerindeki düzensizlikler genellikle gayri nizami yan girişlere işaret eder. Yol çizgileri size rehberdir.  Şayet yol çizgisinin biri ileride kayboluyorsa bu durumda araçlar bitişik hatta geçecekler demektir. Siz önceden bitişiğinizdeki hattın bir sonrasındaki hatta geçiniz. Yol yüzeyi size rehberdir. Yamalar kaygandır. Ayrıca ağır vasıtalarca ezilmiş ve oluklaşmış bölümler olabilir. Buda sizi önceden fark etmeyip üzerinden geçerseniz bir şekilde savuracaktır.  

Sağınızdaki ve solunuzdaki trafikte bir yavaşlama olursa sizde yavaşlayın ve durumu kontrol edin. Sizi sollayan bir aracın ön tekerinin patlaması bu aracın dönerek sizin önünüze savrulacağı ve önceden farkına varıp hız kesmemişseniz kafadan vuracağınız anlamına gelebilir. 

Geniş bakmayı öğrenin: 

Her durumda geniş bakın. Tarama yapın. Yukarıdan aşağıya ve sağdan sola. Tek objeye konsantre olmayın. Her an her tarafınızın farkında olunuz. Ne kadar uzun süre geniş bakarsanız o kadar fazla şeyin farkında olursunuz. Tabi fark ettiğiniz  ne kadar çoksa beyninizin bunlardan damıtarak size sunacağı bilgi de o kadar fazla olacaktır.  

Geniş bakın, ileri bakın ve bu bakış şeklinizi olabildiğince sürekli muhafaza edin.  Zor mu diyorsunuz? Hayır bir kere başlayın tahmininizden hızlı bu kapasiteye ulaşacaksınız. Zoru kolay yapmak uygulamaktan geçer. Ben yapamam, uğraşamam mı diyorsunuz? O zaman otobüsle yolculuk yapın.  

Alfa.

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;

HIZ TEMPOSU

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 21, 2007

Hızınızın temposunu biliyor musunuz? 

İki hafta önce bir sürücü öldü. Bir virajı alamadı ve motoruyla kayaların içerisine savruldu. Yolda kaymasına sebep olacak kum, yağ yada buz yoktu. Herhangi bir arabada onun hattının açığına kaçmasına sebep olmamıştı. Tamamen sürücü hatası. Sürücü kendi hız temposunu bilmiyordu. Temposunun üzerinde bir hızla viraja girdi ve beyni ona bu hızın bu viraj için çok fazla olduğu ikazını verdi. Oda motoru kaldırdı ve arka freni çiviledi. Elveda… 

Yarış pistlerinde sürücüyü kurtaracak lastik yada saman bariyerler vardır. Bir ambulans ve işi bilen ekiplerde hazırda bekler. Çoğunlukla yoldan çıkan yarışçı yerinde kısa bir sağlık teftişinden sonra kaza yaptığı yere dönerek kazasını analiz edebilir. Caddeler yarış pistleri değildir. Bu şekilde kullanımları sizin sürücülük ömrünüzü kısaltacaktır ve kendi temponuzu keşfetmenizi de olanaksız kılacaktır. Temponuzu bulup öylece sürmek yarışmaktan çok uzak ve daha eğlenceli bir şeydir.  

Tempo motoru gerçek yerine oturtturarak onu kontrollü bir araç konumuna sokar. Temponuzun dışına çıkarsanız o sizi kontrol eder. Bir çok yarış tipi motor sürücüsü bir kere motorlarına binince gazı öyle kontrolsüzce kullanırlar ki oluşan süratle  adeta motorları tarafından aceleyle taşınan bir bagaj durumuna düşerler. Tempo ise 1200cc ne kadar zevkliyse 250cc bir motorun da o kadar zevkli olmasını sağlar. Bu sürücünün sağ bileğini kullanma maharetiyle ilgili bir gerçektir. Budala biri gazı çevirebilir ama nasıl durulacağı yada dönüleceği hakkında bir fikri yoktur. Durmayı öğrenmek hayat kurtarır, dönmeyi öğrenmek hayatı zenginleştirir.  Bir motoru ardışık dönüşlerde kullanmaktan daha zevkli ne vardır. Eğer temponuzu ayarlayamazsanız frenlerle uğraşırsınız, buda acil bir durumda sizi çaresiz bırakır. Kendi temponuzu bulun ve göreceksiniz ki asıl eğlence oradadır. Düz yolda gazı sonuna kadar açmanın değil de her durumda kendi temponuzda güvenle gitmenizin gerçek motor ustalığı olduğunu anlayacaksınız. 

Olur olmaz her yerde hızlı gitmek, kural tanımadan kamikaze gibi alçaktan uçmak biz motorcuların imajını zedelemektedir. Ehliyetimizi, motorumuzu sonunda da kendi bedenimizi kaybedebiliriz.  

Kendi otoban ve şehir içi hız temponuzu bulunuz, ona bağlı kalınız ve gereksiz ve riskli süratlenmelerden kaçınınız. Çok üst bir hız tempom var diyorsanız yarış pistlerini kullanınız. 

Tempolaşma kaideleri: 

.Dönüş hızınızı erken ayarlayın. Dönüş noktasını kaçırırsanız eyvah.

.Yere doğru bakmayın. Bu hızı beyninizin olduğundan daha fazla gibi algılamasına sebep olur.

.Motoru çabuk döndürün.

.Frenleri hassas bir tarzda hissederek ama ciddi bir sıkmayla kullanın..Gazlamaya erken başlayın.

.Sollamak dışında orta çizgiyi asla geçmeyin. Bu aslında sizin motora ne kadar hakim olabildiğinizin bir göstergesidir.

.Orta şeride yakın kısımlarda fazla kalmayın . Açık dönüşle gelen bir araç olabilir.

.Virajlarda gereksiz sarkarak veya düz yollarda iyice kapanarak kişilik bozukluğu olabilecek araç sürücülerinin dikkatlerini üzerinize çekmekten kaçınınız.

.Gurup liderliği yaparken grupla bir sürüş yapınız. Hat değişmeleriniz yumuşak ve önceden el işaretleriyle belirtilerek olmalıdır.

.Sürüyü takip ediyorsanız grupla birlikte sürünüz. Şayet sürü liderini takip edemiyorsanız ve kendi temponuzu tutturmaya çalışıyorsanız başkalarının da sizi takip etmesini beklemeyiniz. 

Gurup sürüş temposu.: 

Düzlükler rütbelerin ayarlanacağı zamanlardır. Lider takip edenleri birbirine karıştırıp kümeleştirmeyecek tempoyu tutturmak zorundadır. Bilhassa dur işaretinden sonra hareket ederken yada çift yönlü yolda araç sollarken tüm sürücülerin hızlarını aynı tempoda tutmaları esastır. Lider gazı sert kullanarak aracı sollamalı ve geriden gelenlere sollamayı yapacakları boş alanı bırakmalıdır. Ancak bunu yaparken ölçüsüz hızlanıp grubu geride bırakmamalıdır. Düzlüklerde mantıklı süratlerin yaratacağı aralar kolay kapatılabilir, sürücüler önlerindeki motordan iki saniye mesafede çaprazlarındaki sürücülerden 1 saniye mesafede olmalılardır. Domino taşlarının birbirini takip eden insicamlı hareketleri gibi motorların virajlara birbiri ardından bir intizamla  girip sonra aynı sırayla çıkışını seyretmek büyük zevktir. Gazın kontrolünde ustalaşmak ve sürüş hızının duruma göre aynı tempoda düzgün tutulabilmesi resmi günlerdeki motosikletli polis kortejlerinde bariz bir şekilde sergilenmektedir. 

Alfa.

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;

MOTOSİKLETLERİ FARK EDİNİZ

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 21, 2007

 Araba sürücülerinin motosikletler hakkında bilmesi gerekenler: 

Yollarda motosikletten çok fazla araba ve ağır vasıta vardır. Bu yüzden bazı sürücüler çoğunlukla kasıtsız olarak motosikletleri fark etmemektedirler. Lütfen motosikletleri bilhassa kavşaklar da olmak üzere fark ediniz. 

Küçük yapıları gereği motosikletler olduğundan daha uzakta gibi görünmektedirler. Ayrıca motosiklet hızını tahmin etmek zordur. Bu yüzden kavşaklarda ki dönüşlerinizde olsun yada anayol giriş ve çıkışlarındaki sürüşlerinizde olsun motosikletlerin göründüklerinden daha yakında olduklarını ön görünüz. 

Motosikletlerin cüsselerinin küçük olması onların arabaların kör noktalarında saklı kalmalarını kolaylaştırır. Gene araçların arkalarındaki çalıların, araç kapılarının, çitlerin yada köprülerin arkasında saklı kalmaları kolaydır. Bu yüzden kavşak dönüşlerinizde veya hat değişimlerinizde trafiği tam kontrol edebilmek için motosikletler için ekstra bir zaman daha kullanın. 

Küçük cüsseleri nedeniyle motosikletler gittikleri gerçek hızdan daha hızlı gidiyormuş gibi görünürler. Bu yüzden tüm motor sürücülerini sürat delisi sanmayın. 

Motosikletler çoğunlukla vites küçülterek veya sadece gaz keserek yavaşlarlar buda fren ışıklarının yanmaması demektir. Bu yüzden onları takip ederken arabalara göre daha fazla bir takip mesafesi uygulayınız. 3-4 saniye gibi. Kavşaklarda motorların görünür bir işaret olmadan yavaşlayabileceklerini biliniz. 

Motosikletlerin sinyalleri çoğunlukla otomatik olarak kapanan türden değildir bu yüzden bazı sürücüler bilhassa yeni başlamış olanlar hat değiştirdikten sonra sinyallerini kapatmayı unutabilirler. Motosikletin sürücüsünün verdiği sinyalin bilinçli olduğundan emin olun. 

Motorcular çoğunlukla daha iyi görünürlükleri açısından pozisyon ayarlamalarını hat içinde yaparlar. Ayrıca gene geçen arabaların, yol engellerinin ve rüzgarın etkilerinden kaçabilmek için de hat içi ayarlamalar yaparlar. Bu yüzden bu durumu bilerek motorcuların hat içi sağ sol yalpalanma hareketlerinin bir şov, laubalilik yada hattı sizinle paylaşmak istediklerine dair bir işaret olarak değil tam tersine bir gereklilik olduğunu hatta motosiklet sürüş dinamiklerinin getirdiği mecburiyetten kaynaklandığını biliniz. 

Manevra yeteneği motosikletin üstün vasıflarındandır ama her zaman her sürücünün her durumda önünüzden bir şekilde kaçabileceğini var sayarak hareket etmeyiniz. 

Motorların duruş mesafesi arabalarla neredeyse aynıdır ancak ıslak zeminlerde motosikletin arabalar kadar çabuk durması mümkün değildir. Bu yüzden aranızda daha fazla bir takip mesafesi bırakınız çünkü motorlar belirli bir mesafede duramayabilirler. 

Motosikletle aynı hat içinde paralel sürüş yapmayınız. Bu iki teker üzerinde giden bir araç olan motosikletin oluşacak rüzgar türbülansı ile dengesini bozabileceği gibi hareket kabiliyetini de tehlikeli bir biçimde kısıtlayacaktır. 

Motosikletlerle yan yana duruşlarınızda motor sürücüsünün motosikletin kendi başına dik durumda kalamayacağı için ayağını destek olarak yere koymak zorunda olduğunu bilerek motordan açıkta durmaya özen gösteriniz.  

Bir motosiklet gördüğünüzde onu bir araç olarak değil bir insan olarak düşününüz. Bir aracın yayaya çarpması ile motosiklete çarpması arasında kişiyi yaralama açısından fazla bir fark olmadığını anlayınız.  Çünkü motosikletlerde kaporta yoktur. 

Alfa. 

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;

ARABA KULLANMAKLA MOTOR KULLANMAK ARASINDAKİ FARKLAR

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 21, 2007

  

DÖRT VE ÜSTÜ TEKERLİ ARAÇALAR  

Koltukta oturulur ve kumandalar vasıtasıyla araba yönlendirilip kontrol altında tutulur.

Fren yaparken yada dönüşlerde genelde 4 tekeri bir olarak kabul edersiniz.

Yol çalışması işaretlerine yada yan yol girişlerine karşın yavaşlarsınız. Daha dikkatli olursunuz ve çalışanlara ve iş araçlarına dikkat edersiniz.

Rüzgar? Ne rüzgarı? Direksiyonu biraz daha sıkı tutun.Konuşmak, müzik, yemek hatta içmek mümkündür.

Yolcuların davranışları sürücünün dikkatini dağıtmak dışında sürücüyü etkilemez.

Fren genellikle kötü bir durumdan çıkmak için bir yoldur. Frenler tek bir sistemdir. Siz sadece ne zaman kullanacağınıza karar verirsiniz.

Yağmur genellikle arabanızın kirlenmesidir.Kendi gölgeniz o kadar önemli değildir.

Yol yüzeyindeki renk değişimlerine dikkat etmeniz gerektiğini bile bilmezsiniz.

Gaz sadece vasıtayı hızlandırmada kullanılır.  

İKİ TEKERLİ ARAÇLAR 

Motoru tüm bedeninizle tutarak beden ağırlığınızı sağa, sola ve ileri, geri aktararak motoru kontrol edersiniz.

İki tekeri ayrı düşünürsünüz. Ayrı rolleri vardır.

Araba ile aynıdır ama bir önemli ilavesi vardır. Asfalt üzerindeki yola yayılmış gevşek stabilize maddeler var mı dikkat edersiniz. Kuvvetli rüzgarlar fazla yakıt tüketimi demektir ve ayrıca sizi yoldan da savurabilir.

Konuşmak bile sürücünün dikkatini dağıtabilir. Diğerleri ise ekstralarla gelir ve çok pahalıdır. Ayrıca değer mi?

Yolcularda sürüşün bir parçasıdır. Sürücüye karşı veya birlikte hareket edebilirler.

Kötü bir duruma düşüldüğünde genellikle gaz kurtarıcı olur. Kaygan zeminde lastik yol tutumu kaybolduğunda hafif bir gazlama durumu düzeltebilir. Dar alanla sınırlı kaygan zeminlere girildiğindeki ani kaymalarda değil.

Ön ve arka ayrıdır.(Birleşik ABS li yeni modeller hariç).  Bazen birlikte bazen ayrı bazen değişik basınçlarda kuvvet uygulamalarıyla kullanırsınız.

Çok dikkat gerekir.  Yağmur yolu kayganlaştırır, görüşü kısıtlar ayrıca sizin ıslanıp hastalanmamanız için önlemleriniz olmalıdır.

Gölgelere dikkat etmek zorundasınız. Onların görünürlünüz açısından ne anlama geldiğini bilmelisiniz.

Asfalt yüzetindeki renk farklılaşmaları size kayganlık konusunda birer uyarıdır.

Gaz hem hızlanma hem de hız kesmede kullanılır.  

Alfa.  

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;

RÜZGARDA SÜRÜŞ TEKNİĞİ

Yazan: alfamotosiklet Temmuz 20, 2007

RÜZGARDA SÜRÜŞ TEKNİĞİ 

Rüzgarda sürüş: 

Üst bedeniniz rahat, kollar rahat olarak alt bedeninizle, bacaklarınızın üst kısımları ile motoru sıkı tutun. Kollarınız gevşek bir durumda olduğu müddetçe  patlayan rüzgar sağanağı kollarınız vasıtasıyla gidona transfer olmayacaktır. Alt bedeninizle motoru sıkı tutarken motoru hafif rüzgara doğru meyil verin. Üst bedeniniz ise sıvı misali çok hafifçe gelen rüzgar şoklarına paralel hareket yapabilsin. Rüzgar yerken gaz açık tutmanız motorun havanın içinden yumruk gibi geçmesini sağlar. Rüzgar darbesiyle ani bir refleks ile gazı kesmeyin. Yapmanız gereken bacaklarınızla motoru daha sıkı tutmaktır. Üst bedeninizde rahat bir durumda tutmaktır. Çok az bir miktar gazı kapatmanızın mahzuru olmaz ama tamamen kapatılmamalıdır. Rüzgar sizi iter gazda rüzgarı geri iter, gaz kapatılırsa rüzgar kazanır. 

Yol kenarındaki ağaçlara, otlara dikkat edin şayet aşırı derecede sallanıyorlarsa ve siz rüzgarı hissetmiyorsanız bu motorunuzu bacaklarınızı daha sıkı tutmanız ve üst bedeninizi gevşetmeniz gerektiğinin işaretidir. 

Rüzgar altında hattınızın ortasına yakın sürüş yapınız. Bu her iki yöne de rüzgarın kuvvetlenmesine ve zayıflamasına göre daha serbest hareket edebilmenizi sağlar. Sınırları zorlayıp fırtınalar da  motor sürmeye devam etmeye çalışmadan havlu atmasını da bilerek güvenli bir yere çekip beklemekten kaçmayınız. 

Siz ne kadar kuvvetli olursanız olun rüzgar daha kuvvetlidir. O zaman akıllı olun. Mutlaka binalarla aranızda gelen rüzgarı tamponlayacak bir yastık olmasına dikkat edin. Böylece aniden üzerinizde patlayacak bir rüzgar sağanağının sizi katı bir cismin üzerine yada toptan yoldan dışarı sürüklemesine engel olursunuz. Çevrenizin farkında olursanız tamamen tesadüfen olan olaylar diye bir şeyin aslında olmadığını, bunların sizin bir anlık dalgınlıklarınızdan kaynaklandığını göreceksiniz. Yüksek binaların yada yamaçların dibinde doğal olarak rüzgar türbülansları hep olur. Ağır vasıtalar çevrelerinde türbülanslar yaratırlar. Araçlar, yapılar arası boşluklar rüzgar çarpmalarının olduğu yerlerdir. Buralara öylesine, aklınız başka yerde girip de sonra ne olduğunu anlamadım, birden kuvvetli bir rüzgar üzerimde patladı diyenlere ancak gülünür.  Buralarda kendinizi bacaklarınızla sıkı tutun ve üzerinize gelmesi muhtemel kuvvetli hava akımını karşılamaya hazır olun. Rüzgarın sizi nerede ayağa kaldıracağını, nerede geriye atacağını önceden kafanızda şekillendirin ve gerekli karşı hamleyi yapın. Bu hamlenin amacı sürüş hattınızı kaybetmemektir. Rüzgarı hattınızda kalmanızı sağlayacak miktarda biraz geri itin sonra hamlenizi biraz gevşetin sonra tekrar biraz itin. Virajın apeks noktasında sizi yakalayan kuvvetli fırtına şiddetindeki bir  rüzgarda gazı az verin ve ağırlığınızı öne kaydırın. Çabucak seleden yukarı kaymak ve başınızı ve bedeninizi öne doğru almak da  yararlı olacaktır. Bol giysiler sizi rüzgar altında bir yelkenlinin balonu gibi oradan oraya savuracaktır. Giydikleriniz üzerinize tam olsun. Bilhassa yağmurluklarda bol giyinilir. Bu yanlıştır, içine hava dolup sizi savuracak giysilerden kaçınınız. 

Kendinizi toplayın ve vücudunuzu salıvermiş bir durumunda motor kullanmayınız. Üst bedeniniz ve kollarınız rahat alt bedeninizle sıkı bir şekilde motoru tutuş durumunuzu her an muhafaza ediniz. Motor sürüşünde “Daldım” demek “Felaketle eş anlama gelebilir.”  Rüzgarın nerede ne zaman ve ne şekilde  vuracağını tam bilemezsiniz. O yüzden motor üstünde doğru pozisyonda ve yeterince derli toplu oturuyor olmak sizi birçok duruma karşı hazır tutacaktır. Büyük kafalı büyük gövdeli motorlar bu durumlarda çok düzensizdirler. Böyle bir canavarı kullanıyorsanız rüzgarda nasıl reaksiyon verdiğine bakarak ona göre davranışlarınızı ayarlamayı öğreniniz. Motorla mücadele rüzgarda daha fazla efor ister buda takiben su kaybı ve tükenişi getirir. Bu yüzden sınırlarınızı bilin, her zaman hava şartlarını öğrenerek yola çıkın ve eğer hava raporlarında 100 km/saat üzerinde bir rüzgar esintisinden bahsediliyorsa yola çıkmayınız. 

Güçlü rüzgar su dalgalarının yaptığı etkiye benzer etki yapar. Düzenli gelen çapraz rüzgarlarla  baş etmek kolaydır, hattınızda kalabilmek için yeterince ona doğru kırın. Ancak insanı sürükleyen bir türbülansın içinden sürüp geçmek  karışık bir durumdur. Yöneltin yada yöneltilirsiniz. Elciklerde ve pedallarda, hatta kalabilmek için kollar ve üst gövde kasılmadan, bacaklarla motoru daha sıkı tutarak sürekli bir kontra basınç uygulaması  gerekir.  

Alfa.

Yazı kategorisi: Motosiklet Sürüş Teknikleri | » yorum bırak;